EN SEÇKİN FIKRALAR EN KOMİK FIKRALAR EN DUYULMAMIŞ FIKRALAR GÜLMECE EYLENMECE****PUUUHAAAA**** ZUUUHAAAAA****
NE TUTUMLU İNSANLAR
TEMEL FIKRALARI
SEÇMECE FIKRALAR
KARIŞIK FIKRALAR 1
KARIŞIK FIKRALAR 2
SAYFA İNDEX
TEMEL FIKRALARI
SEÇMECE FIKRALAR
KARIŞIK FIKRALAR 1
KARIŞIK FIKRALAR 2
RESİMLİ FIKRA
1
ANACONDA
MAŞUKİYE
YEMEKLER
VİDEO KLİPLER
BURÇLAR
KADINCA ESTETİK
RUYA TABİRLERİ
ANA SAYFA
Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlük ile izlenebilir.
©
Kadir Kalemci
|
ANA SAYFA
|
|
KADINCA ESTETİK
|
|
LAZER EPİLASYON
|
|
SLAYT GÖSTERİLER
|
|
MAŞUKİYE SAYFASI
|
|
TÜM RADYOLAR CANLI
|
|
CANLI TELEVİZYON
|
|
KOMİK YAZILAR
|
|
BONSAİLER HAKKINDA
|
|
RESİMLER
|
|
HAVA DURUMU
|
|
İSTANBULDA YOL DURUMU
|
|
KARAYOLU HARİTALARI
|
|
HAYAT KURTARAN TEKNİKLER
|
|
O
UTLOOK RESİMLİ KURULUM
|
|
PPS NASIL HAZIRLANIR
|
|
DOMAİN SORGULAMA
|
|
İNGİLİZCE SÖZLÜK
|
|
ŞANS OYUNLARI
|
|
ALTILI BÜLTEN
|
|
ALTILI SONUÇ
|
|
AT YARIŞI CANLI
|
|
İDDAA PROĞRAM
|
|
İDDAA SONUÇLAR
|
|
LİĞ PUAN DURUMLARI
|
|
TV DE BUGÜN
|
|
OYUNLAR
|
|
KOMİK VİDEOLAR
|
|
VİDEO KLİPLER
|
|
İDO SEFER TARİFESİ
|
|
FAYDALI LİNKLER
|
|
BURÇLAR
|
|
YÜKSELEN BURÇ
|
|
AŞK ÖLÇER
|
|
RÜYA TABİRLERİ
|
|
NAZAR NEDİR
|
|
BÜYÜ NEDİR
|
|
CİN NEDİR
|
|
MÜZİKLER
|
|
ŞİİRLER
|
|
NAZIM HİKMET
|
|
FIKRALAR
|
|
HABERLER
|
|
MAKALELER
|
|
FAYDALI BİLGİLER
|
|
LAZ MEHMET
|
|
YENİKAPI SAYFASI
|
|
ODUNLUK SAYFASI
|
|
MOHTİ FINDIKLI
|
|
BAYRAM MESAJLARI
|
|
YENİ YIL MESAJLARI
|
|
KANDİL MESAJLARI
|
|
DOĞUM GÜNÜ MESAJLARI
|
|
AŞK MESAJLARI
|
|
TARİF GÖNDER
|
|
SİZİN TARİFLERİNİZ
|
|
FERDANIN TARİFLERİ
|
|
SEÇKİN RESTORANTLAR
|
|
OFF LİNE TARİFLER
|
|
İLETİŞİM
|
TEMELCE 1 - Temel ve Kraliçe Elizabeth Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul- maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis. Aradan yarim saatgeçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!" 2 - Temel ve Sevgilileri Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner: -Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarliyalim... 3 - Paraşütçü Temel Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere parasütle nasil atlanacagini ögretmis. - "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz." Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin yanindan geçerken sorar: - "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?" 4 - Pilot Temel Pilot Temel telsize var gücüyle bagiriyordu : - "Ula, sag motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum. Kule düseyrum." Kule hemen cevapladi : - "Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin." Temel gayet ciddi : -"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk 5 - Temel Usülü Intihar Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis. Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum... 6 - Babanin Sonu - Babam öldü, demis Temel. ilyas sormus: - Neden öldü? - Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü. - Eyvah parçalandi mi? - Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi. - Apartmana mi çarpti, nasil oldu? - Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi. Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü. - Orada mi öldü? - Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden... - Peki sonra? - Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu 7 - Temel, Karisi ve Karisinin Asigi Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak üzerine atlar: - Dur Temel im, kiyma kendine!.. Temel, sinirden titreyerek haykirir: - Sus kaltak, sira sana da gelecek!.. 8 - Temel in Arabasi Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu : Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi. 9 - AIDS Temel birgün ölümcül hastaliga yakalanir. Dursun da yaninda refakatçi olarak kalmaktadir. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve sonunda sorar : - Temel sen AIDS felan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun? Temelde: -Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari... 10 - Sinek Bar Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis. Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün aksam senin saksafona iseyen adami buldum". 11 - 100 Hamsi Dursun Temel e sormus : - Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Temel : 100 tane yerim valla... Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin... Bu espri Temel in acaip hosuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus - Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Cemal : 50 tane yerim ben... Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum.. 12 - Boynuzlu Köpek Temel birgün keçinin boynuna tasma takmis gezdiriyormus. Arkadasi Dursun yolda onu görüp : - Ula Temel Napiysin ?... - Ula cörmiymisin Çöpegimi cezdurayrum Dursun kardesim... - Ula Temel bunun boynuzlari var.... - Valla ben onin özel hayatina karismayrum... 13 - Hatirla Temel savasta yaninda 10 arkadasiyla birlikte düsmana esir düsmüs. Ilk gün iskence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konusmus. Ikinci gün 3 kisi daha dayanamamis itiraf etmis. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmis. Dördüncü gün iskencenin dozu artmis Temel den çit yok. Besinci gün iskence iyice agarlasmis ama Temel yine ayni. Iki hafta sonra Temel i kaldigi hücrede izlemeye karar vermisler. Bizim Temel hem kafayi duvara vurmakta hem de söylenmekteymis : -Hatirla...Hatirla... Hatirlaaaa... 14 - I am Sorry Temel bara gitmis. Geçmis bir kenara oturmus, biraz sonra bara bir adam girmis - I am Pekosbill... demis ve çikip gitmis. Daha sonra bara bir baska adam girmis ve yine o siska adamin kafasinin üzerine konserve kutusu koymus, çekmis silahi ates etmis kutu paramparça... Ates eden adam elini kaldirmis; - I am Redkit... demis ve bardan çikip gitmis... Temel bunlari seyrettikten sonra dayanamamis, eline bir elma almis ve o siska adamin kafasinin üzerine elmayi yerlestirmis, çekmis silahi ates etmis ve adami tam anlinin ortasindan vurmus... Elini kaldirip; - I am sorry... demis ve çikip gitmis... 15 - Internetin Temelcesi Temel, bilisim sektöründe çalisan bir firmaya is basvurusu yapmis. Firma yetkilileri önce bir bilgi testinden geçmesi gerektigi söylemisler ve ilk soruyu sormuslar : -Internet ne demektir ? Temel düsünmüs, tasinmis ve : - Ise ciremedum temektur... 16 - Sünnet Temelin çocugu 20 yasina basmis ama hala sünnet olmamis. Komsulari Temel e sormus : - Temel hayirdir... Çocugun 20 yasina basti neden halan sunet etirmedin... Temel de : Banene yahu... Evlenince karusu istedigi kadar kestursun... 17 - Prezarvatif Telefonda Temel çok endiseli ve telaslidir : - Aman Doktor bey, çocuk bizim prezarvatifi yutti, yetis!.. Doktor aceleyle hazirlanir, çikmak üzereyken telefon yine çalar. Yine Temel, ama bu kez gayet neseli ve rahatlamis bir sesle : - Doktor Bey, celmene hacet kalmadi, pi prezarvatif taha bulduk!.. 18 - Mercedes-Benz Temel Istanbul da bir is yeri açar ve isler tikirinda gidince altina hemen Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve : - Temel oglum, baban öldi. Hemen cel. Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzona varir. Neyse, babasinin cenazesini kaldirirlar, aksam annesinden izin ister ve isleri yüzünden hemen Istanbul a dönmesi gerektigini söyler. Annesi onayladiktan sonra Istanbul a telefon açip yaninda çalisanlara : - Usaklarim, benceliyoryum beni karsulayun. Usaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel, yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar - Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni. Temel bunun üzerine usaklaruna döner ve der ki : - Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites koymuslar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik koymuslar. O sebepten geç celdum. 19 - Çekirge Temel Üniversite de profesörmüs ve çekirgeler konusunda bir arastirma yapiyormus. Prof. Temel in arastirma notlari : 1.gün - Çekirgenin 1 ayagini kopardigimizda, zipla deyince zipliyor. 2.gün - Çekirgenin 2 ayagini kopardigimizdazipla deyince zipliyor. 3.gün - Çekirgenin 3 ayagini kopardigimizda zipla deyince zipliyor. 4.gün - Çekirgenin 4. ve sonuncu ayagini kopardigimizda kulaklari duymuyor.. 20 - Ben de Oynarim Temel bir arkadasinin daveti üzerine Izmir e gitmis. Orada arkadasiyla dolasirken, birde bakmislar ki, birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgu agir hareketlerle kol vurup diz buken efeleri seyrederlerken, arkadasi Temel e dönüp sormus : - Ne güzel oynuyorlar degil mi ? Temel dudak bükmüs; - O kadar düsündükten sonra ben de oynarim... 21 - Bu Dolar Sahte Marketin birine bir turist gelmis, bir seyler almis, kasada ödeme yaparken, kasiyere cebinden 100$ çikartip vermis. Kasiyer paranin sahte olmasindan süphelenerek paranin orasina burasina bakmaya baslamis ama bir türlü emin olamamis. Bakmisböyle olmayacak parayi sirada bekleyen Temel e uzatmis. "Bir de siz bakar misiniz? Ben anlayamadim..." demis. Temel paranin bir altina bir üstüne bakmis sonra tezgahin üzerine atmis ve "Bu para sahte" demis. Herkes sasirmis ve nasil anladinbu kadar çabuk demisler. Temel de, Çok kolay, bunun üstünde Atatürk resmi yok. demis... 22 - Kasla Göz Arasi Temel in taksisine Texasli bir adam binmis. Istanbul da dolasirken Akmerkezi göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atip tutuyormus. Sonunda Temel incanina tak etmis ve Süleymaniye Camisini göstererek, "Allah allah..." demis. Texasli ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kasla göz arasinda yapmis bizimkiler" demis... 23 - Reflex Temel Istanbul da gezerken tam önünde bir genç kiz bisikletten düser. Bacaklari havaya kalkar, etegi açilir. Temel bu sahneyi büyük bir zevkle seyrederken genç kiz hemen toparlanir, kalkar ve durumu idare etmek için sorar: - Refleksimi gördünüz degil mi? - Uy Istanpul da öyle mi diyorsunuz ona?.. 24 - Atlar Karisiyor Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi kimin ati belli degil. O yüzden Temel in aklina parlak bir fikir gelmis ve atin bir tanesinin kuyrugunu kesmis. Dursun da ona inat o da diger atin kuyrugunu kesmis. Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun ona inat diger atin ayni yerine ayni boya ile isaret koymus. Temel bakmis böyle olmuyor, Dursuna : - Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun... 25 - Es Degistirme Iki laz çiftimiz vardir. Temel ile Fadime, Idris ile Emine... Temel, Idris e gitmis "Idris, ben es degisme diye bisi duydum, deneyelim mi?" demis... Idrisin de aklina yatmis, konuyu karilarina da açmislar, onlarin da onayini alinca bu isi yapacaklari tarihi belirleyerek ayarlamislar... O gun gelmis, gece olmus, herkes isini bitirmis, Temel cigara yakmis, Idrise dönüp "Idris yaw, bizim karilar simdi ne yapiyordur acaba?" demis. 26 - Süper Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor. Hemen en yakin benzinciye girmis, pompanin yaninda durmus, arabadan inip benzin deposunu açmis, baslamis deponun içine isemeye... Temel in depoya isedigini gören pompaci, - Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?.. Temel hemen cevap vermis, - Yooo Süper... 27 - Dönmedolap Temel ve Fadime lunaparka giderler. Dolasirlarken bir ara Fadime dönmedolaba binmek ister. Temel karsi cikar, "Olmaz, donun gözükür..." der. Fadime susar. Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktirmadan yanindan ayrilir. On dakikasonra döndügünde Temel sorar, "Neredeydin?" Fadime kafasini öne egip, "Dönmedolaba bindim..." der ve bunu duyan Temel acaip sinirlenir. "Ben sana binme donun gözükür demedim mi?" der. Bunun üzerine Fadime "Dedin ama gözükmedi... Çikardim oni".. 28 - Lezbiyen Temel bara gitmis. Yanindaki kadinla sohbet etmege çalisirken kadin : - Bosuna benimle yakinlik kurmaya çalisma, ben lezbiyenim... demis. Temel lezbiyenin ne demek oldugunu sorunca, kadin : - Ben yalnizca kadinlarla beraber olurum... demis. Bu Temel in acaip hosuna gitmis ve söyle demis : - Pen ta sizin cibu lezbiyenum... 29 - Ortadaki Benim Almanya daki Dursun Temel den hem kendini hem de köyü hatirlatacak bir hatira fotografi ister. Temel de Dursun un çok sevdigi iki ineginin arasinda bir fotografini çektirerek Dursun a gönderir. Dursun mektubu aldiginda fotografin arkasindasu yaziyi okur : "Ortadaki benim!"... 30 - Vesikalik Temel bir gün Dursun a gidip, - Dursun, senin makinen var bana 12 tane vesikalik gerekiyor çeker misin? demis. Dursun da, - Çekerim ama benim makine boydan çeker vesikalik nasil olacak. demis ve baslamislar düsünmeye. Sonunda Dursun unaklina birsey gelmis ve, - Temel, sen sahile git kumu kaz içine gir omuzlarindan asagisi görünmesin böylece vesikalik olur.... tamam demis Temel, Dursun makineyi almak için eve giderken o da sahile gitmis, 12 tane çukur kazmis. Dursun gelmis, - Salak niye 12 tane çukur kazdin? Ben 12 tane makine getirmistim... 31 - Güzellik-Aptallik Temel e sormuslar : "Güzel olmayi mi tercih ederdin yoksa aptal olmayi mi?" Temel biraz düsünmüs, "Tabii ki aptalligi" demis. "Niye?" diye sormuslar. Temel, "Güzellik geçiçidir." demis... 32 - Tahliller Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini görür. Yaklasir ve sorar, "Hayrola hemserim!.. Neden agliyorsun?" Adam, "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der. Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya baslar. Ne oldugunu anlayamayan adam Temel e sorar, "Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin?". Temel, " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim"... 33 - Aslan Yürekli Temel Temel hayvanat bahçesinde gezerken açik buldugu bir kafesten içeri dalmis. Görevliler panik içerinde arkasindan bagirmislar : - Hoop, dur ne yapiyorsun, orasi aslanin kafesi !.. Temel geri dönmüs, görevlilere söyle bir bakip, - Sankimaslaninizi yeduk... 34 - Yatagin Alti Temel ve arkadaslari kahvede oturuyorlarmis. Birisi demis ki "Benim karim galiba beni manavla aldatiyor." digerleri nasil anladigini sorunca "Yatagin altinda karpuz buldum" demis... Baska biri "Sanirim karim beni marangozla aldatiyor. Ben de Yatagin altinda testere buldum..." derken Temel aniden "Yavv galiba Fadime beni atla aldatiyor" demis, arkadaslari, "Nasil anladin?" diye sormuslar. Temel de "Yatagin altinda JOKEY buldum" demis... 35- Cep Telefonu Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika da gerçeklesicek bir konferansa davet edilir. Konferansa katilir. Amerikalilar anlatmaya baslar, - Biz ülkemizde yaptigimiz kazilarda 25 metre asagi indik ve telefon kablolari bulduk. Öyleyse bizim atalarimiz asirlar önce telefon kullanmislardir. Sira Türkiye ye gelir ve Temel baslar anlatmaya, -Biz ülkemizde yaptigimiz kazilarda 50 metre asagi indik ama birsey bulamadik. Buradan su sonuca ulastik... Atalarimiz asirlar önce cep telefonu kullanmislardir... 36 - Karsilikli Yardim Temel ile Dursun araba ile Rize den Trabzon a giderken yolda arabalari bozulmus olan iki kadin görmüsler. Hemen yanlarina gidip yardim edebileceklerini söylemisler ancak bu yardimlarinin karsiliginda aganigi naganigi isteriz demisler... Kadinlar çaresiz kabul etmisler yalniz prezervatif takmalisiniz, yoksa hamile kaliriz demisler. Neyse bütün isler bitmis, aradan bir hafta geçmis, Temel Dursun a : - Bana ne ya!.. Ben artik çikartiyorum bunu!.. Hamile kalirsa kalsin!..
KİM DAHA AKILLI Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken Çarpışırlar.ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın Arabalarımız mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der. Müthiş heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklisin" diye cevap verir. KADIN şaşkınlıkla :"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir sise sarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabi içip şansımızı kutlamalıyız" derken, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına Verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin ?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!" ÖPECEKSEN ÖP Delikanli sevgilisini aksam eve birakir.Evin önünde masum bir fisiltidan sonra ateslenir.Bir elini duvara dayiyarak - "Beni bir öpermisin".. Kiz: - "Delimisin evin önünde annemler görür" der.. Erkek: "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni cok seviyorum..." Kiz: "Ben de seni ama olmaz..." Erkek cok atesli tabi devamli israr eder.. bir ara aniden merdivenlerin isigi yanar ve kizin kücük kiz kardesi belirir. Kücük kiz: - " Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmisim, o da olmazsa kendisi gelecekmis ama o hayvan oglu hayvana söyle elini diyafon dügmesinden ceksin dedi" HİTLER Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi. - "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus - "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap vermis - "1912" diye. Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez: - "Titanik'te kaç kisi öldü?" Fransiz cevap vermis - "1050". - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis. Ve Yahudi'ye dönmüs; - "Say lan isimlerini!" TEMEL'İN ÖFKESİ Bir İngiliz, bir Alman, bir Fransız ve Temel, aynı uçakta seyahat etmektedir. İngiliz, bir telefon görüşmesinden sonra, "açın kapıyı, atacağım kendimi aşağıya" diye bağırmaya başlar. Sakinleştirip, ne olduğunu sorarlar. "Şimdi duydum, annem genel eve düşmüş" der. Bir süre sonra Alman bir telefon görüşmesi yapar ve o da "açın kapıyı atacağım kendimi" diye feryad eder. Onu da yatıştırıp ne olduğunu sorarlar. O da aynı cevabı verir. Az sonra bir telefon görüşmesi yapan Fransız da "açın kapıyı, atacağım kendimi aşağıya" diye bağırır. Onu da güç bela teselli edip ne olduğunu sorarlar. Fransız da annesinin genel eve düştüğünü söyler söylemez, Temel büyük bir öfkeyle yerinden fırlar: -Açun ulan kapiyi, atacağum kendumi aşağiya! Temel'i büyük güçlükle tutmaya çalışırken sorarlar: -Sana ne oldu ki? Temel: -Ula bu kadar orosbi cocuğunun arasinda duracağuma atarum kendumi aşağiya daha eyi daa!! TEMEL TRAFİKTE Trafik memurları karşıdan gelen Temel ve Fadime’yi çevirmiş İkisinin kemerlerini de takılı görünce tebrik etmiş: -Bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz. Bu yüzden 500 milyon ödül veriyoruz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz beyefendi?... -Ne yapacağım hemen gidip kendime ehliyet alacağım... -Nee... Ehliyetiniz yok mu?... Fadime olayı toparlamak için atılmış: -Kusura bakmayın memur bey, Temel içince ne dediğini bilmez... -Nee... Bir de içkili misiniz?... Arka koltukta oturan yaşlı Dursun öne doğru eğilmiş: -Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza bir iş gelir diye... Memur neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris koşarak gelmiş: -Ne oldu?... Geçtik mi sınırı ?... HALİNE ŞÜKRET Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar: -Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi! Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata: -Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak. Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor... Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır: -Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar: -Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum BAŞKA ÇİMSE YOK Mİ? Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır: -Çimse yok miiii! Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar: -Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma! Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır: -Başka çimse yok miiii! NEYE BASIYOR? Temel, kahvehanede arkadaşlarına av maceralarını anlatmaktadır: - Geçenlerde ormana ava gittum. Birden bi ayi ile karşulaştum. Tüfeği atıp kaçmağa başladum. O da beni kovalamaya başladi. Tam ayinun nefesini ensemde hissettuğum anda ayi kayup yere düşti. Bu durumu fırsat bilip arayi açmağa çaliştum. Ama ayi gene peşima düşti. Gene tam nefesini ensemde hissettuğum anda ayi tekrar kayup yere düşti. Ben tekrar arayi açmağa çalıştum. O arada Dursun, dayanamayarak sorar: - Ula Temel, çok cesaretli adamsun. Ben senun yerinde olsam, altuma ederdum. Temel atılmış: - Ula sen ayinun neye basup kayduğunu zannedeysun?
:) KAYSERİLİ Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis.. - "Durdur su arabayi.." Sofor panik icinde haykirmis.. - "Durduramiyorum!.." - "O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili. :) KAZA Bir araba yasli Temel'e çarpar. Arabanin soförü bagirir, - Suç sende ben 20 yillik soförüm!.. Temel karsilik verir, - Pen de 80 yildir yüreyrum! :) SERİNLEMEK İÇİN Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder. Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir. Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler. Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar. - "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.." Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar. - "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin. Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar. - "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.." :) UZUN BACAKLI PİLİÇ Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu.. - "Bir bira..!" demis adam.. - "Ben de..!" demis devekusu. Barmen servisi yapmis.. - "Hesap üç dolar kirkiki!" demis.. Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!.. Ertesi gün - "Viski!" demis adam. - "Ben de!" demis, devekusu. - "Yedi dolar ondört!" demis Barmen.. Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para.. Merak etmis barmen sonunda.. - "Kuzum nedir bunlar.. Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.." - "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam.. - "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!" - "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen.. - "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!" :) EŞEK BORSASI Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus, - "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis. O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun: - "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....! Yanindakine sormus - "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?" Adam hemen yanitlamis; - "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. " :) KARIM BENİ ALDATIYOR Üç karadenizli bir aksam meyhanede acaip dertli bir sekilde kafa çekiyorlar. Kafalar kiyaklasinca Idris basliyor -"Karim nasil beni aldatir ? Hem de bir yazarla " diye söylenmeye. -"Nereden anladin bir yazarla aldattigini?" diye sorunca digerleri -"Nereden olucak bir aksam eve geldigimde yatagin altinda bir roman buldum" der. Biraz sonra Dursun bir of çeker ve o da baslar derdini anlatmaya -"Benim kari da beni bir ahci ile aldatiyor." -"Nasil anladin?" diye sorunca digerleri. Dursun -"Gecen gün gündüz vakti eve geldigimde bizim yatagin altinda bir kepçe buldum" der. Bunlari dinleyen bizim Temel öyle bir of ceker ki masayi titretir. Hayrola der digerleri. Temel: -"Sormayin arkadaslar sizi dinleyince benim derdim on kat daha artti." der. Digerleri buna bir anlam veremez -"Nasil yani?" diye sorarlar. Temel -"Uzun zamandir bizim karidan supheleneydum. Gecen gun gunduz vakti eve bir baskin yapayim dedim. Bi baktim yatagin altinda bir jokey var. Demekkim bu kari beni bir at ile aldatayi." :) SÜTANNE Adam evlenir, 10 sene geçer çocuğu olmaz. Yurtdışına göreve gider. Hanımından gelen mektupta hamile olduğu yazılıdır. Yurda döndüğünde ise hanımı doğurmuştur ama çocuk zencidir. Hanımına sorar: "Hanım ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci değil, esmer bile yok; bu iş nasıl oldu?" Hanım "Çocuğu doğurduktan sonra sütüm gelmedi mecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi herhalde bu yüzden böyle oldu" der. Adam ikna olmuşa benzer ama içinde yine de ufak bir kuşku vardır ve "bunu bilse bilse annem bilir" düşüncesiyle annesine sorar. Anne "Olmaz olur mu oğlum, tabii ki olur" der. Seni doğurduğumda benim de sütüm gelmemişti ve inek sütüyle beslemiştim. Bak boynuzların çıkmaya başlamış bile!" :) ÖNCE SEN BAŞLATTIN Adamin biri isbasvurusunda bulunmus. Görüsmeye çagirmisler; görüsme sonuna dogru ortalama bir tip olan adama yöneticisi sormus; -Peki beklentilerin ne? seni ne tatmin eder? Arkadas saymaya baslamis; -Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrica su anda bulundugum dairenin kirasi biraz fazla onu da sirketin karsilamasi iyi olur, maas olarak da 3000$ dan asagi calismam. Sirket yöneticisi, dinler ve ; -Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya'da bir villa verecegiz, ayrica bizim bu pozisyonumuz için planladigimiz maas 6000$'di, demis. Bizim elemanin gozleri firlamis; -Saka yapiyorsunuz, demis. Sirket Yoneticisi yapistirmis; -Önce siz baslattiniz... :) II DÜNYA SAVAŞI BİTTİ Mİ? Yasli Italyan, kasabanin papazina günah çıkarmaya gitmisti.Ihtiyar adam itiraflarina basladi: "Ikinci Dünya savasinin ilk günlerinde bir güzel kiz kapimi çalip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim.Ve Onu asla bulamadilar. "Bu harika birsey" dedi, papaz.. "Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim. Birgün ondan, kendisini saklamamin bedelini bazi arzularimi gidererek " odemesini istedim." Papaz bir süre düsündü,sonra.. "Himmm..Savas yillari. Zor günler.. O kosullarda böyle bir zaaf affedilebilir.çok büyük bir riski göze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlarin eline düsse, basina çok daha kötü seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos görülü ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kötülükleri tartar, sizi sefkatle yargilar.." "Tesekkür ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi içim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?." "Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz.. "Ona savasin bittigini söylemem gerekiyor mu?.." :) SIRANI BEKLE Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken donunce karisini evde baska bir erkekle bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak uzerine atlar: - Dur Temel'im, kiyma kendine! Temel, sinirden titreyerek haykirir: - Sus, sira sana da gelecek!.. :) 3 KIZ Üç kiz ölmüs, cennetin kapisinda siraya girmisler. En büyük melek, kizlari karsilamis ve sormus: -"Cennetin kapisinidan girmeden önce size küçük bir sorum var. Hayattayken iyi kizlar miydiniz?" Ilk kiz atilmis: -"Sayin melek hazretleri! Inanin ben daima iyi bir kiz oldum. Evlenmeden önce kimseyle olmadim gibi evlendikten sonra da olmadim" Büyük melek yardimcisina donmus: -"Tamam bu kiza altin anahtari verin" Ikinci kiz; -"Sayin melek hazretleri! Ben evlenmeden kimseyle olmadim ama evlendikten sonra dayanamadim!" -"Bu kiza da gümüs anahtari verin" demis melek hazretleri. Sira üçüncü kiza gelmis; -"Sayin melek ben her önüme gelen erkekle evlenmeden önce ve sonra doyasiya birlikte oldum" demis... Büyük melek söyle bir saginaa ve soluna baktiktan sonra yardimcisina fisildamis: -"Buna da benim odanin anahtarini verin" :) DİLE BENDEN NE DİLERSEN Yaslica bir bayan evindeki koltugunda oturup uzun gecmis hayatini gozden gecirirken birden bir peri karsisina cikiverir ve ona 3 dilekte bulunabilecegini soyler. Peki der yasli kadin "Zengin olmak istiyorum" Peri bir el hareketiyle kadinin koltugunu som altina ceviriverir. "Ikinci olarak ta sanirim guzel ve genc bir prenses olmak istiyorum" der. Birden basinda paha bicilemez bir taci olan dunya guzeli bir prenses oluverir. "Ucuncu ve son olarak olarak ne istersin ?" diye sorar peri. O sirada yasli kopegi agir bir sekilde kafasini kaldiriverir ve zayif bir "hav" sesi cikartir. Prenses cok sevdigi kopegine bakar ve soyle der "Kopegimi yakisikli bir prense donusturebilirmisin?" Tam o anda, simdi guzel bir prenses olan yasli kadinin onunde dunyada hic kimsenin gormedigi kadar yakisikli bir prense donusur kopek. Hic kimsenin hayal bile edemeyecegi kadar yakisiklidir bu prens. Kadin ona buyuk bir hayranlikla bakar ve o anda ona asik oluverir. Prens ona dogru yaklastiginda kadinin heyecandan dizleri titremeye baslar. Prens ona dogru egilir ve dudaklari neredeyse kadinin kulagina degecek sekilde soyle fisildar: - "Eminim simdi, zamaninda beni hadım ettirdigine cok pismansin." :) DON MESELESİ Temel ile Fadime lunaparka giderler. Dolasirlarken bir ara Fadime donme dolaba binmek ister. Temel karsi cikar, "olmaz, donun gozukur" der. Fadime susar. Az sonra Temel balonlara tufek atarken Fadime caktirmadan yanindan ayrilir. On dakika sonra Temel'in yanina doner. Temel sorar: "Neredeydin?" "Donme dolaba bindim" deyince Temel sinirlenir. - Ben sana binme donun gozukur demedim mi? - Dedin ama gozukmedi. Cikardim oni?.. :) KAHRAMAN ER Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor; - Söyle bakalım nerdensin ? - Maraş'lıyım komutanım.. Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor - bir daha söyle bakalım nerdensin ? - Maraş'lıyım komutanım.. Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor - ulan sona son defa soruyorum nerelisin ? - Kahramanmaraş'lıyım komutanım.. - Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine soruyor, - Oğlum sen nerelisin ? - Kahramansinop'luyum komutanım ! :) AYSE BALKONDA Kari-koca tatil gunu evde televizyon seyretmekten SIKILMIS, yatak odasina gecmeye karar vermisler.... Ama ne mumkun.....7 yasindaki oglan evde..... Oglum, hadi biraz sokaga cik, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasiz. Afacanin sokakta gozu yok. - Oyleyse, diyor baba, annenle ben odamiza gecelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et ! Oglan biraz miziklanmakla birlikte caresiz balkona geciyor. Bizimkiler de yataga. Ve afacan canli yayina basliyor: - Su an bizim sitenin otoparkina yabanci bir arac park etti. Simdi de Aygaz arabasi sokaga giris yapti. Yasli bir kadin markete giriyor...... Kisa bir sessizlik...Ve rapora devam: - Yan komsumuz Ahmet Bey amcayla karisi Necla teyze yatak odasinda sevisiyorlar. Yataktakiler sok vaziyette. Baba sesleniyor: - Oglum, nereden cikardin simdi bunu ? - Hicc. Kucuk kizlari Ayse balkonda dikiliyor da. :) ALTIN ANAHTARLI TAKSİCİ iki adam ölür ve cennetin kapisina gelirler. Cennetin kapisinda Aziz Peter beklemektedir. Aziz Peter ilk adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin? - Ben rahiptim, ömrümü Tanri'ya verdim, karima sadiktim, her gün dua ettim, insanlara yardim ettim, çocuklari sevdim, der. - Çok iyi, der Aziz Peter, al sana cennetin gümüs anahtari. Ikinci adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin? - New Yorkta taksi soförüydüm, der adam. Çok iyi, al sana cennetin altin anahtari. Rahip bunu görünce öfkelenir. - Aziz Peter, nasil olur bu? Ben ömrümü Tanri' ya adamis bir insanim, bana gümüs anahtari bu taksi soförüne de altin anahtari uygun gorüyorsunuz? Aziz Peter gülerek: - Oglum, der. Sen vaaz verirken herkes uyuyordu, bu adam araba kullanirken herkes dua ediyordu. :) İNATÇILIK ŞAMPİYONASI Karadeniz sahilinde bir kahvede inatçilik sampiyonasi düzenlenmis. Üç müsabik ortaya çikmis, baslarindan çikan birer olayi anlatip, kahve sakinlerinden sampiyonu seçmesini istemisler. Birinci müsabik: "Bir aksam isten eve döndüm, kapiyi çaldim, hanim kim o dedi, kim olacak bu saatte, kapiyi baska kim çalar ki! Kizdim. Kapiyi ben çaldim, hanim israrla kim o dedi. Bu sabaha kadar böyle devam etti. Sabah oldu ise gittim." Ikinci müsabik: "Agriyan disimi çektirmek için disçiye gittim. Disçi hangi disin agriyor diye bana sordu. Madem koskocaman disçi, agriyan disimi o bulsun diye inat ettim. Disçi bütün dislerimi çekti. Sira agriyan disime gelince, yine agriyor demedim ve agzimdaki bu tek dis inadimdan kaldi." Üçüncü müsabik: "Evlendigim ilk gece hanim bana dokunma dedi. Ben de inadim tuttu. Aradan 17 yil geçti, hala dokunmadim." Bu arada jüri baskani "Ama senin üç tane kocaman çocugun var, nasil olur?" diye sorunca: "Inadimdan onlarin bile nasil oldugunu sormadim." :) VAHŞİ PUMA KIZILDERİLİ KABİLESİNİN LİDERİNİN KÜÇÜK OĞLU BABASINA ÇEKİNEREK SORDU: NEDEN BİZİM İSİMLERİMİZ BEYAZLARIN İSİMLERİ GİBİ DEĞİL? REİS "BİZİM İSİMLERİMİZİN BİRER HİKAYESİ VARDIR. BU BİR GELENEKTİR" DEDİ OĞLAN: "NASIL YANI" DEDİ REİS "SANA BİR KAÇ TANE ÖRNEK VEREYİM" DİYEREK AÇIKLAMAYA BAŞLADI. "MESELA BEN DOĞDUĞUMDA ÇADIRIMIZIN ETRAFINDA VAHŞİ BİR PUMA DOLAŞIYORMUŞ BENİM ADIMI VAHŞİ PUMA KOYMUŞLAR. AĞABEYİN DOĞDUĞU ANDA GÖK GÜRLEDİ ADINI GÖK GÜRÜLTÜSÜ KOYDUK. ABLAN DOĞDUĞUNDA AY DOLUNAYDAYDI. ADINI DOLUNAY KOYDUK. KARDEŞİN DOĞDUĞUNDA GÖKKUŞAĞI ÇIKMIŞTI. ADINI GÖKKUŞAĞI KOYDUK. ANLADIN MI ŞİMDİ PATLAK PREZERVATİF" :) MEDYA Laz hamama peştemal yerine gazete sarınmış olarak girmiş. Bunu görenler: - Ne lan bu halin ? - Medya herseyi büyütüyormuş. :) GOZLUK Temel Uzak Dogu'ya gider. 250 $ verip bakinca insanlari ciplak gosteren gozluklerden alir. Takar bakar ciplak, cikarir bakar giyinik. Cok hosuna gider. Ikide bir takip, cikarir. Eve gozunde gozluk gider, bakar Fadime'yle sutcu ciplak. Gozlugu cikarir bakar ciplak. Takar bakar ciplak. Muthis cani sikilir ve Fadime'ye der ki: - Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!! :) OLACAKSA OLSUN İki Laz birer turist tavlamışlar ve bir tenhaya çekilmitler. Tam birlikte olacakları sırada iki kızda Lazlardan prezervatif kullanmalarını istemiş ve çıkarıp birer tane vermişler. Lazlar ilk defa gördükleri prezervatiflere bakarak : - Ne yani, şimdi bunları takınca çocuk olmayacak mı ? - Evet Bunun üzerine Lazlar kabul etmişler ve prezervatifleri takmışlar. Aradan bir altı ay geçtikten sonra bir gün tarlada çalışan iki Lazdan biri aniden elindeki kazmayı yere atarak : - Yeter daa ! Ben çıkartıyorum artık, çocuk olacaksa olsun ! :) ARARSA Hafifme_rep kadina sorarlar: - Sevişirken kocanizla konuşur musunuz? Kadin siritarak cevap verir: - Ararsa neden konuşmayayim? :) BALONLA CENNETE YOLCULUK Johny annesiyle birlikte banyo yaparken,gögüslerini göstererek sorar; - "Anne,bunlar nedir?" Nasil cevaplayacagini bilmeyen annesi, "yarin kahvaltida babana sorarsin" der -unutmasini umud ederek- Ama johny unutmaz ve ertesi gün kahvaltida babasina sorar, Babasi söyle yanitlar, - "Onlar balon çocugum, annen öldügü zaman o balonlari sisirecegiz ve annende cennete uçacak". Birkaç hafta sonra johny'nin babasi eve birkaç saat erken gelir. Johhny aglayarak babasinin yanina kosar. - "Baba kos annem ölüyor." Babasi çocugu sakinlestirmeye çalisirken sorar, - "Neden annenin öldügünü düsünüyorsun?" Çocuk aglamaya devam ederken anlatir, - "Harry Amca annemin balonlarini sisiriyordu, ve annem de söyle bagiriyordu," - "Tanrim geliyorum" :) VİCDANININ SESİ Doktor John hastasıyla ateşli bir seks yaptıktan sonra, oturup düşünmüş: - "Keşke yapmasaydım ama olsun.. Tüm doktorlar meslek hayatında hastasıyla yatmıştır" Der ve kendini avutmaya çalışır. O sırada vicdanından bir ses gelir: - "Ama John sen bir veterinersin." :) İKİ DENİZCİ Iki denizci oturmus sohbet ediyorlar; - Sana iki haberim var, biri iyi, digeri kotu. - Once kotusunu soyle. - Biz seninle zamanimizin cogunlugunu seferde gecirirken karilarimizin dostlugu cigrindan cikti, ikiside lezbiyen oldu!. - Vay canina!, Peki iyi haberin nedir?. - Senden hoslaniyorum!... :) MİNİ ETEK Temel Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu: - "Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, - 'Benden ne istersen alabilirsin' dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : - "İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi." :) LASTİK Belediye otobusu agzina kadar dolu, yasli bir adamcagiz ayakta. Elindeki bastonu otobusun her kalkisinda ve durusunda kayiyor ve adamcagiz dusmemek icin olanca gucunu harciyor. Bu sirada oturmakta olan genclerden biri kustahca akil veriyor: -Baba, baba, bastonunun ucuna lastik taksan kaymaz! -Ah oglum, demis yasli adam, senin baban o lastigi zamaninda taksaydi ben simdi bu otobuste oturacak yer bulurdum! :) YÜZÜNÜ KAPAT Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden. Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis: - "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?" :) LEZBİYEN Temel bara gitmis. Yanindaki kadinla sohbet ederken kadin: - "Ben lezbiyenim" demis. Temel lezbiyenin ne oldugunu sorunca kadin: - "Ben yalnizca kadinlarla beraber olurum" demis. Temel' in hosuna gitmis. - "Pen ta sizin cibu lezbiyenum" demis. :) GOZLUK Adamın teki bi bara girer, yaslanır bara ve elini vurarak - "Bana 3 viski" der. Barmen viskileri verir adam arka arkaya tak tak tak götürür viskileri, hadi bana ii günler der bardan çıkmaya hazırlanır. - "Hoopp kardeşim nereyee" diye seslenen barmene - "Param yok" diye yanıt verir ve barmeni şöyle bi süzüp - "Ama sana bi teklifim var, bak şimdi cebimde 20 santim boyunda bir piyanist var eğer istersen sana ne istersen çalar biz de ödeşiriz" der. Şaşıran barmen merak ederek "Göster bakalım" der, adam cebinden çıkartır, gerçekten de 20 santim boyunda bi adamcık, geçer piyanonun başına, barmeni iyice eğlendirir. Barmenin çok hoşuna gider bu ve bu piyanisti nereden bulduğunu sorar adama.. Bunun üzerine adam ona piyanisti veren "cin"i çağırır. Barmen bi bakar cinin ahı gitmiş vahı kalmış, yaşlııı, eğilmişşş, bemmbeyaz sakallı bi dede.. Bastonuna dayanmış zar zor ayakta duruyor. - "Dile benden ne dilersen" demiş cin ve barmen yanıt vermiş: - "Yıllardır bu barda sigara, içki ciğerlerim mahvoldu bana iki yeni ciğer ver" demiş. Kulağını daha da barmene yaklaştıran cin "Ha??" diye sormuş, barmen bağırmış - "iki yeni ciğer!!!" "Ha peki" demiş cin ve parmaklarını şıklatmış, hoppp barmenin arkasında zebella gibi iri yarı, parabıyıklı, kılıçlı cengaver. - "Yahu ben yeni ciğer dedim.. yeniçeri demedim ki!!" diye isyan etmiş barmen.. Adam da gülmüş: - "Hah sanki ben de 20 santimlik piyanist istedim!!!" :) ÇIBAN Varlikli capkinin erkeklik organinda bir ciban cikar. Turkiyede hangi doktora gitse aldigi cevap, "Kokunden kesilmesi lazim. Yoksa olursunuz!" olur. Arkadaslari Fransayi onerirler. Gider, basvurmadigi doktor kalmaz. Cevap aynidir. Amerika' ya gider. Cevap degismez. Cok kizar. Bir zenci doktor, adama acir, "Kimseye soyleme, Afrikada bizim kabilenin buyucusu dedemdir,sana yardimci olabilir" der adresi tarif eder. Adamcagiz, Afrika' ya gider. Kabileyi ve Buyucu dedeyi bin bir guclukle bulur. Utanarak buyucu dedeye, "Butun doktorlar kokunden hemen kesilmesi lazim.Yoksa yakinda olursun dediler" diye uzuntu icinde derdini anlatir. Buyucu dede muayene eder ve kendinden emin bir sekilde guler, "Korkma! Tam zamaninda beni buldun!" Hemen bitkilerden ve yabani hayvan diskilarindan bir merhem yapar. Guzelce surer, sarar. "Her aksam bana gel, 7 aksam merhem surmemiz lazim" der. Adam sevincle ayrilir. Her aksam gelir, merhem surulur, 7.gun aksam yine merhem surulur. Tedavinin iyi gittiginden emin ve mutlu bir sekilde, cok az konusan buyucuye sorar, "Nasil kesilmesinden kurtuluyor muyum?" Buyucu agir agir basini sallar. Cubugundan emin bir eda ile duman ceker. Dumani magrur bir eda ile uflerken, "Yok artik kesmek. Yarin gece Ay dogarken kendiliginden dusecek." :) YAKA Hemşire, doktora hastayı gösterdi: - Kalbini dinlemek için ne zaman eğilsem, kalpatışları hızlanıyor. Ne yapsak? - Önlüğünün yakasını iliklesen... :) EVDE İNEK BEKLEMİYOR Bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan müsade istemis. Boga bununla dalga geçmis : - Koskoca aslansin. Ormanlar kralisin.. Saat daha sekiz. Hiç yakisir mi sana kilibiklik... Aslan kükremis : - Eee beni evde bir aslan bekliyor, seninki gibi bir inek degil... :) OKULDA NE ÖĞRENDİK Bir iktisat seminerinde kahve ve ihtiyac molasi verilmis. konferans sirasinda arkadas olan uc uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyac gidermisler. Isini ilk bitiren ellerini yikadiktan sonra makineden pespese kurulama kagitlari alip ellerini kurulamis tam 16 tane kagit havlu harcamis ve arkadaslarina donmus. Ben bilkent mezunuyum, demis, bizim okulda once temizlik ogretilir. Isini ikinci bitiren tek bir kagit havlu cekmis ellerini o tek havluya dikkatle kurulamis. Diger iki kisiye donmus ben odtü mezunuyum, demis, bize okulda cevreciligi ogrettiler cok kagit harcamak cevreye zararlidir. Ucuncu kisi ne ellerini yikamis, ne kagit almis kendisine saskin saskin bakan arkadaslarina donmus. Ben hacettepe mezunuyum, demis, bize okulda elimize isemeden cis yapmayi ogrettiler. :) TOKAT Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...) Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!) :) KİMİ YİYELİM Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler. Oğul sorar: -Ne dersin baba, yiyelim mi onu? Baba bir an düşündükten sonra: -Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! der. :) ESKİ GAZETELER Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı : -Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı... Başhekim bu işten hoşlanmış : -Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş. -Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor. Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı! -Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim... :) MEZARCI Diktatör bir akşam meyhaneden içeri girer.Tezgahtara yaklaşır.Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker.Oradan buradan konuşurlarken sorar : -Böyle hergün içmek için ne kadar kazanıyorsun? Sarhoş : -Günde 2 bin lira. -Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın? Sarhoş : - 4 bın lira. -Peki biraz daha sıkarsak kemerleri? -O zaman 5 bin liraya para demem. Diktatör kızar : -Bu ne biçim iş.Köküne kadar sıkarsak? -O zaman muhakkak 10 bin lira kazanırım. Diktatör şaşırmıştır.Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir.Sorar : -Şeytan mısın, nesin.Ne iş yapıyorsun? -Mezarcıyım! :) İYİ KEKEME Kekemenin biri bir gun Besiktas'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamis, en yakinindaki bir bakkala girip: - Kakakakarrdesssss, bubububurraaalarrrrdaddadadadbi kekekemememe okukukukuluuu varmis, nenenenerededede bibibiliyomusususun ? diye sormus. Bakkalda: - Okulun yerini bilmiyorum ama agbiy, senin okula hic ihtiyacin yok bence gayet iyi kekeliyorsun... :) MANTAR ZEHİRİ "Heey dostum iyi haberlerini aldim, evlenmissin!!" "Evet bu 4. oldu" "Onceki ücüne ne oldu peki?" "Ücü de öldü.." "Yapma ya.. cok uzuldum.. nasil oldu peki?" "Ilk karim yedigi mantarlardan zehirlenerek öldü" "Bu korkunc bisey.. peki ya ikincisi?" "O da mantar zehirlenmesinden öldü" "Tanrim ne kaderin varmis senin... ya ücüncüsü? Yoksa o da mi..." "Hayir hayir.. o boynu kirilarak öldü" "Anliyorum.. kazaydi yani.." "Hayir... mantarlari yemedi.... " :) NEDEN Genc deve annesine sormus , anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük? Anne cevap vermis , çölde kuma batmamak için.. Genç deve tekrar sormus , peki kipiklerimiz niye bu kadar gür. Anne tekrar cevap vermis , çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye. Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus, bizim niye hörgüçlerimiz var. Anne deve sabirla yanitlamis , çölde çok uzun süre susuz idare edebilme için suyu hörgüçlerimizde depolariz. Sonunda dayanamayan genç deve sormus , Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne bok yiyoruz??? :) HOMOSEKSÜELLİK Temel 20 senedir Almanya'da yasiyormus. Bir gun gocmen burosuna gidip Almanya'dan kesin donus yapacagini soylemis. Gocmen burosundaki Almanlar Temel'i taniyorlar, seviyorlar. Sormuslar; "Niye donuyorsun" diye. Temel "homoseksueller yuzunden" demis. Burodakiler sasirmis ; "Seni rahatsiz filan ediyorlarsa hemen bir sikayette bulun, geregini yapariz. Buradan bu yuzden ayrilmana degmez demisler" Temel ; "Beni rahatsiz etmiyorlar" demis. Burodakiler yine sasirmis ; "Peki neden gidiyorsun?" Temel cevaplamis : "Burada 20 yil once homoseksuellik yasakti, 10 yil once serbest oldu, 5 yil oncede evlenmelerine izin cikti. Homoseksuellik MECBUR olmadan donmek istiyorum." :) BULMACA Temel uçağa binerken merdivende bir bakmış önünde Sharon Stone haltetmiş bir dilber.. Muhteşem de bir mini.. Temel içini çekerken bir bakmış, yeri dilberin tam yanı.. Oturmuşlar.. Uçak havalanmış. Dilber çantasına uzanmış. İçinden bir bulmaca dergisi, bir kurşun kalem çıkarmış. Başlamış çapraz bulmacayı çözmeye.. Temel heveslenmiş.. "Şimdi bir yerde takılır, bana sorar, böylece muhabbete başlarız" diye.. Beş dakika geçmeden dilber Temel'e dönmüş, gerçekten.. Kısık, seksi bir sesle sormuş: "Beş harfli bir kelime. Sonu arak.. Başına bir harf koyarsanız kadınların en sevdiği alet olurmuş, biliyor musunuz?" diye.. "Aman Tanrım" demiş Temel, Amerikan filmlerindeki gibi.. "Aman Tanrım.. Bu güzel kadına o kelimeyi nasıl söylerim ben.. Mutlak bir başka kelime olmalı.." Başlamış düşünmeye.. Beş dakika sonra jöton "Dank" diye düşmüş.. Kadına dönmüş: "Tarak olabilir mi, hanımefendi?.. Tarak!.." "Harikasınız" demiş dilber.. "Silginiz var mı acaba? :) MİGROS Temel tarikata girmek icin muracaat etmis, tarikat seyhi "Bize katilmak icin sinavlardan gecmen gerek. Ilk sinavin.. Kadinlara uc hafta yaklasma.. Dayanabilirsen, uc hafta sonra gel goruselim!" demis... Temel uc hafta sonra gelmis seyhin onune.. Suklum, puklum.. "Ilk hafta kolay gecti" demis, "Ikinci hafta biraz zorlandim, son hafta Fadime ile Migros'a gittik... Fadime ust raftaki konservelere uzaninca icim gitti.. Konserve yere dusup Fadime yere egilince de kendimi tutamadim.." "Yoo" demis seyh "Bu durumda seni tarikata katiyyen alamam.." "Yahu! Ne Tarikati. Ben ondan coktan vazgectim" demis Temel "Beni Migros'a almiyorlar artik!.. Derdim o!.." :) GÜVENSİZLİK Büyük bir kasa soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. İçlerinden biri: - Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum. İkincisi elini şöyle bir salladı: - Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı. Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı: - Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz! :) SOGAN Temel eczacilik fakultesini bitirmis.fakat eczane acacak parasi yok, Girmis bir eczaneye: - Beyefendi sizde sogan var mi? Adam Temel'i basindan savmis. Temel bu durur mu? Hergun yeni sacma sorularla geliyormus.Birgun eczaci Temel'e: -Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkac gun sonra Eczaneyi satan adam iceri girmis,Temel'e: -Siz de sogan varmi? demis... Temel adama: - Bizde sogan var ama senin receten var mi? demis... :) MANTIK Temel birgün yolda giderken arkadaşın prof. idrise rastlar idrisin kolunun altında kalın kalın bi sürü kitap temel idrise sorar -ula idris o kitaplar ne kitabudur? -MANTIK KİTABUDUR. -mantık ne demek -valla temel sana nasıl anlatayım. senin evde akvaryum var mı? -var. -o zaman sen balıkları seversin -çok severim. -balıkları çok sevdiğine göre balık tutmayı ve yemeyi de seversin. -bayulurum özellikle hamsiye -balık sevdiğine göre balıkta bol miktarda fosfor azot vs bulunur bunlarda bir erkek olarak seni çok kuvvetlendirir dolayısıyla sen tam bir erkeksin işte mantık ilmi bunu açıklar. bu cevap temelin çok hoşuna gider hemen kitapçıya koşar bir sürü mantık kitabı alır ve okumaya başlar tabi okuduğundan pek bişey anlamaz ama yine devam eder bir gün kolunun altında bisürü kitapla dursun temeli görür. -ula temel o kitaplar nedir. temel kasılarak cevap verir -mantik kitabudur -ula temel mantik ta ne oliyi -valla sana nasıl anlatayım ula dursun senin evde akvaryum varmı? -yook. temel şaşkınlıkla dursuna bakmış, ve -ula dursun yoksa sen i.nemisin? :) KİM VERECEK? Paris'in ünlü müzikholüne gitti, müdürün karşısına çıktı: - Efendim ben, masaj uzmanıyım. Bu alanda benim gibi bir uzman daha bulamazsınız. - Memnun oldum. Bize niye geldiniz? - Ayda onikibin frank karşılığında, müzikholünüzde çalışan bayan sanatçılara masaj yapmayı öneriyorum. Müdür gülümsedi: - Onikibin frankı peşin verirseniz, hemen başlayabilirsiniz! :) KARA BULUTLAR Öğretmen Hayat Bilgisi dersinde bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattıktan sonra ön sıralarda oturan öğrencilerden birine şu soruyu sordu : -Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur? Çocuk düşündü , yutkundu, birşey diyemedi.Onun yanında oturan küçük kız çocuğu parmak kaldırarak şu cevabı verdi : -Kirli sulardan olur öğretmenim!.. :) GÜZELLİK Meliha, komşusu Zülbiye'ye: - Sabah sana uğradım, dedi. Evde yoktun. - Güzellik salonundaydım Melihacım. Meliha, Zülbiye'nin yüzünü dikkatle inceledikten sonra dudak büktü: - Demek bu kadar bekledim, hala sıra gelmedi. :) BELEDİYE DAMGASI Çok mutaasıp bir aile çocuğu yine kendi gibi mutaasıp eline el değmemiş bir kız bulur ve onunla evlenmeye karar verir, kız da kaşarmı kaşar, yatıp kalkmadığı erkek kalmamış. Delikanlının ailesi ne hikmettirse tutturmuş kızlık muayenesi yaptıracağız diye, kız kendinden emin değil ama zoraki kabul etmiş ve kara kara düşünmeye başlamış ben ne diyeceğim diye, en samimi arkadaşına durumu anlatmış oda "canım bundan kolay ne var,git kasaba rica et herhangi bir etin üzerindeki zarı soyup sana versin,tanıdık bir doktor var,ona rica ederiz sana bir kızlık zarı yaparız" demiş. Kızda dediğini aynen yapmış,artık içi rahat muayene olmaya gitmiş.Delikanlı orda, ailesi orda, doktor "uzan kızım demiş "kız uzanmış, doktor birden kafasını kaldırıp ordakilere bakmış "allah allah "demiş. Ordakiler "ne oldu" demiş, "bir problemmi var doktor "doktor" bir dakika deyip raftan ansiklopedileri indirmiş bakmış bakmış sürekli şaşkın şaşkın kıza bakıp "allah allah" deyip duruyormuş. Delikanlı dayanamayıp sormuş "doktor bey yoksa kız değilmi? "Doktor" kız olmasına kız ama benim anlayamadığım belediyenin damgasının burda ne işi var?" :) KÖTÜ BIR HABER VERMENIN EN AKILLICA YOLU NEDIR?... Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. Ben Lale...." -"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..." -"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..." -"Hayirdir? Bi sorun mu var?... Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir: -"N'ooldu kizim? Anlatsana..." -"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..." -"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..." -"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim." -"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..." -"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...." -"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?" -"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini." -"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..." -"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..." Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur: -"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." -"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...." Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir: -" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..." -"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..." Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir: -"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...." -"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..." -"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..." -"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir. -"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..." -" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..." -"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...." -"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..." Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar: -"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..." Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir: -"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...." :) TANRI Zengin bir is adaminin kizi, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadasini anne ve babasiyla tanistirmak icin evlerine yemege cagirdi. Yemekten sonra zengin is adami damat adayiyla basbasa konusmak istedi ve onu calisma odasina goturdu. Senle söyle erkek erkege konusalim yavrum, dedi. - Evlendikten sonra aileni gecindirmek icin ne is yapmayi düsünüyorsun? Damat adayi duraksamadan yanit verdi: - Aslinda benim elimden her is gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir is bulurum. Sonra da nasil olsa, Tanri yardim eder. Damat adayinin bu yanitini kuskuyla karsilayan is adami, bu kez daha somut bir soru sordu: - Peki icinde kizimi oturtabilecegin bir eve nasil sahip olmayi düsünüyorsun? Damat adayi yine duraksamadan cevap verdi: - Ben aslinda cok caliskan bir insanimdir, dedi. Gece gündüz demez calisir, para biriktiririm. Sonra da nasil olsa Tanri yardim eder, bizde bir ev sahibi oluruz. Kız babasinin nesesi iyice kacti. Bu kez sesini yükselterek sordu: - Peki oglum ilerde cocuklariniz olunca onlara nasil bakacaksiniz? Damat adayi o soruyu da yanitladi: - Biraz önce söyledim ya, gece gündüz calisir kazandigim tüm parayi biriktiririm. Sonrada nasil olsa Tanri'nin yardimiyla cocuklarimizi büyütürüz. Damat gittikten sonra kizi kosarak babasinin yanina geldi: - Damadini begendigini gözlerinden anliyorum babacigim, lütfen söylermisin onun en cok neyini begendin? Babasi kizinin yüzüne dik dik bakti: - Onun en cok hosuma giden yani benim hakkimdaki görüsü, dedi ve ekledi: - Beni Tanri saniyor! :) AFRIKA Bir adam ucagiyla Afrika'nin uzerinde gezerken birden ucagi arizalanir ve ormanlik bir alana duser. Adam ne yapayim ne yapayim diye dusunurken birden bir Afrika kabilesinin ona dogru yaklastigini gorur. Adam icinden "Iste simdi boku yedik" der. O anda dusuncesinde Nur yuzlu dedenin sesini duyar. - Hayir evladim boku yemedin. - Peki ne yapmam gerek. - Suradaki mizragi goruyor musun? - Evet. - Al onu ondeki renkli giysili adamin tam kalbine batir. Adam mizragi alir ve adamin tam kalbine batirir. - Evladim iste simdi boku yedin. :) NASIL DÜNYAYA GELDIM? Ali babasina sormus: - Baba ben nasil dünyaya geldim? - Gece annenle yatmaya gittigimizde yatagin çevresine seker koyduk. Sabah kalktigimizda sen gelmistin. Bu fikir Ali'nin ilgisini çekmis ve denemeye karar vermis. Yatarken yataginin çevresine seker koymus. Sabah bütün karinca, böcekler, vs yatagin çevresindeymis. Ali: - Ulan demis, simdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüregi iste! :) NE GİYERSEN GİY! Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler.. Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. Sormuş: - Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler? Mali danışman öğüt vermiş: - En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler.. Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş: - En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler.. Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş: - Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler.. Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar: - Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki? Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder: - Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.. :) 4 MÜHENDİSLER Bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi binmişler bir arabaya gidiyolar. Yolun yarısına geldiklerinde araba bozuluyor ve makine mühendisi 'ben hallederim' deyip yatıyor arabanın altına, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sıkıyo falan, biniyorlar arabaya, hala bozuk. Bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyo, 'bana bırakın' diye. Kabloları kontrol ediyo, elektrik aksamına bakıyo, biniyolar arabaya ama tık yok gene. Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi: -eee..şey...arabadan çıkıp bi daha girsek? Bu sırada elemanlarla ilgili gözlemlerini sürdüren endüstri mühendisi, etüd çalışmaları sonucunda her üç elemanın da verimsiz çalıştığına kanaat getirerek üçünü de arabadan indirir ve direksiyona geçerek diğerlerine arabayı ittirir. :) OĞLUM BENİM Genç bir adam süpermarkette dolaşırken yaşlı bir kadının kendisini izlediğini fark eder. Fazla umursamadan alışverişine devam eder. Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama: - "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu yüzden size bakıyorum" der. Bunun üzerine adam üzülerek: - "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin söyleyin." der Yaşlı kadında - "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder." Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona - "Güle güle anne" diyerek veda eder. Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler. Adam şaşırır ve - "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır. Bunun üzerine tezgahtar kız - "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi." :) 3 ARKADAŞ Adanali Cemal, Kayserili Kemal ve Temel bu uc arkadas Bogaz Koprusunde tamir yapiyorlarmis ve karilarida bunlara yemeleri icin bir seyler hazirliyormus. Ama hep ayni seyler. Kayserili yemek torbasini aciyor pastirmali ekmek. Adanali aciyor kofte ekmek. Temel aciyor ekmek arasi hamsi. Bu hep boyle devam ediyormus. Neyse gunlerden birgun bunlarin canina tak etmis ve demisler yine ayni seyleri hazirladilarsa kendimizi kopruden atalim. Adanali bakmis ekmege kofteli hop assaga atlamis, Kayserilininki de pastirmali,oda atlamis asagi. Temel bakmis hamsili, o da dayanamamis ve atlamis.Bunlarin evlerinde de agit yakiliyormus. Adanalinin karisi: - Vah zavalli kocacigim kofte ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim. Kayserili - Vah zavalli kocacigim pastirmali ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim Karadenizli ise - Vah zavalli kocacigim hamsi + ekmegi ne cok severdi her sabah kalkip kendi hazirlardi.. :) KARISIKLIK Temel oksurukten Dursun da kabizliktan sikayetcidir. Beraber doktora giderler. Doktor Temel'e oksuruk surubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar ilaclari karistirirlar. Bir hafta sonra doktor Temel'e: - Nasil oldu? Hala oksuruyor musun? - oksurmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey. :) TED AMCA Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya: - Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi. - Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir? - Bütün yumurtalari ayni sepete koyma. - Aferim çok güzel. Lily sira sende. Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis: - Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8'inden civciv çikti. - Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir? - Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma - Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis: - Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis. - Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir? - Içerken Ted Amcama bulasmayin... :) CANIM SEVGİLİM Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar. - Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm? - Tabi canim. Al. - Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi? - Hayir, kizmam... - Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?" - Peki, al canim. - Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum... - Kizmam, soyle bakiyim. - Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum.... - Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim. - Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz. Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar: - Bu telefon kimindi yahu?... :) TETANOS Seksenlik koca, evden çikmak üzere paltosunu giyerken onu gören yasli karisi seslenir: - Bu saatte nereye gidiyorsun? - Doktora gidiyorum - Ne oldu? yine neren agriyor? Yasli adam siritir: - Yok hanim yok, doktora söylicem bana bi VIAGRA yazsin Bunu duyan kadin ayaga kalkar ve o da sokaga çikmak için hazirlanmaya baslar. Ihtiyar sasirir: - Eee hanim, sen nereye? - Doktora gidiyorum der ve adamin saskin bakislari altinda devam eder: - Eger o eski, pasli seyi benim üzerimde kullanacaksan ben de tetanos ignesi yaptirayim bari..! :) MUTLULUK Büyük bir kedi, kuyruguyla oynayan küçük bir kediye sormus: "Neden kuyrugunu kovaliyorsun?" Yavru kedi yanit vermis: "Bir kedi için en güzel seyin mutluluk, mutlulugun da kuyrugum oldugunu ögrendim. Bu nedenle onu kovaliyorum, yakaladigimda mutluluga kavusacagim." Bunun üzerine yasli kedi söyle demis: "Gencken ben de mutlulugun kuyrugum olduguna karar vermistim. Ama sunu farkettim; ne zaman onu kovalasam benden uzaklasiyor, ne zaman kendi isime baksam hep pesimden geliyor." :) PERFORMANS Adamin biri, seks hayatindaki sorununa çare bulmak için doktora gider ve sikayetlerini anlatir: - Doktor bey, bana bir seyler oluyor. Sevisirken bir sicak basiyor, terliyorum, bir soguk basiyor, üsüyorum. Yapilan tahlillerde hiçbir sey çikmamasi üzerine, doktor kütüphanesindeki tüm tip kitaplarina bakar ve benzer bir olguya rastlayamaz. Adama hitaben: - Beyefendi, bir de esinizi çagirip onunla konusalim... Ertesi gün, adamin esi gelince doktor durumu kadina anlatir: - Sevisirken esiniz bir terliyormus, bir üsüyormus. Kadin: - Aman körolasica herif, bir Agustosta sevisir, bir de Ocakta!!! :) BEKARET KEMERİ Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir: - Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin. Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur: - Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz. :) İNTİKAM Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- diye çok şiddetli bir toktat sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Ortalık aydınlanınca herkes şaşkın şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Salaklar benim yerime annemi öperlerse, işte böyle annemden şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Aferin benim kızıma, askerlerden biri kızımı öptü ama, tokatıda hemen yedi..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan bizdeki şansa bak, bizim asker kızı öptü, tokadı ben yedim..) Ve Asker kıs kıs gülüyor; (Komutanım'dan intikamımı nasılda aldım Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir tokat!!) :) YARDIM Temel bir gün dağda giderken ayağı kayar ve uçuruma düşer. Başlar bağırmaya: -"Kimse yok miduur? Kimse yokmiduur?" Böyle bağırırken gece olur. Tanrı bakar kulu çok acı bağırıyor, kendi kendine: -"Şu kulum düzelirim desin kurtaracağımm yahu." Neyse gökten bir ses, Temel'e: -"Ben tanrıyım, sen kulum! Ömrün boyunca içki içtin, kumar oynadın, zamparalık yaptın, bunları bırakacağına bana yemin et seni kurtaracağım" der Temel düşünür ve başlar: -"Başka biri yok miduur? Başka biri yokmiduur?" :) GEÇEN SENE Genç is adami uçaga binmek üzere havaalanina gelir ve bilet kontrolü yapilan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdigim yesil valizin Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum". Görevli kiz saskinlikla; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil". Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim. Geçen sene yapmistiniz da! :) REFERANS BOL Arkadaslari isadamini evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanim bulunuyor ve isadamina haber veriliyor. "Ben isadamiyim", diyor adam, "Numune görmeden böyle bir ise karar veremem." Genc kadina durumu iletiyorlar: "Ben de is kadiniyim", diyor hos hanim, "Numune veremem ama istedigi kadar referans gösterebilirim " :) HIZ Amerikada -22 nolu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saat'le gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? diye endişe ile sormuş. Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadaruyla 22 km. hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hızla uymak istedim! Polis: teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda min. 50 km hızla gitmelisiniz. Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş. Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye. Teyzeciğim birşey sorabilirmiyim? Bu ardada oturan kişlerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi! Kadın şöyle cevap vermiş: Valla bende anlamadım, 160 nolu karayolundan çıktıktan beri böyleler. :) DAMATIN YEMİNİ Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var.. damat rahibin yanina yaklasip isildiyor.. "Bakin.. size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. hani su bana soracaginiz sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?" kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum... " Rahip gulumseyerek basini salliyor ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri donuyor... Ve dugun basliyor... herkes yerini aliyor, gelin ve damat rahibin onunde bulusuyor ve yeminler okunmaya baslaniyor.... Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parliyor.. ve rahip damata soruyor: "....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize,her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize,ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...?" Tabi damat bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi aciliyor..saga sola bakiyor.. bi yutkunuyor.. ve kisik bir sesle: "E..eee..evet efendim"... Ve toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikiliyor: "Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!" Rahip gulumseyerek cevapliyor: "Esiniz daha iyi para verdi.... " :) MESAJINIZ VAR New York sokaklarının karla kaplandığı günlerde ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde is gezilerinde olan kari koca, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede birkaç gün geçirmeye karar verirler.. Kocası esinden önce gider Florida'ya ve ertesi gün içinde esine yer ayırttıktan sonra, ona bir e-mail gönderir. Fakat mesaj, adresi bir harf yanlış yazdığı için esi yerine, bir gün önce ölen yaslı bir papazin esine gider. Papazin en az kendisi kadar yaşlı esi bilgisayar ekranında mesajı okuyunca korkunç bir çiğlik atar ve yere düşer. Zaten çok üzgün olan kadının bu çiğliği üzerine ev halkı odaya dolar ve hemen herkes, yerde yatan kadına yardim için koşuşturmaya baslar. Kadıncağız bir süre sonra kendine gelir ve ne olduğunu soranlara bilgisayar ekranını gösterir. Ekrandaki mesaj ise aynen böyledir: - Sevgili kariciğim! Bugün buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarin senin gelişinle ilgili bütün işlemleri tamamladım. Sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok çok sıcak... Seni özlemle bekliyorum. Kocan... :-)) :) AHLAKLI PAPAĞANLAR Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki tane papagani varmis. Papaganlarda papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. Sabah aksam kafeslerinde oturup incil okuyup dua ederlermis. Papazin cemaatinden bir kadininda 2 tane disi papagani varmis, papazin erkek papaganlari ne kadar ahlakli,kadinin disi papaganlari da o kadar ahlaksizmis. Eve gelen misafirlerin onunde 'erkek istiyozzz!'diye bagirirlarmis. Kadin sonunda dayanamamis ve papaza akil danismaya gitmis. "Sen getir onlari bana benim papaganlarin kafesine koyalim da ahlak ogrensinler biraz" demis. Kadinda almis papaganlari getirmis, papazin evine daha kafese girer girmez disi papaganlaradan birisi "hey yakisikli, iki tane ucuz fahise ister misiniz kafesinizde" diye sormus. Erkek papaganlardan biri otekine donup haykırmış?: "oglum butun dualarimiz kabul oldu lan sonunda!!!" :) LAZ VAMPİR Ingiliz vampir, Fransiz vampir, bir de Laz Vampir gecenin kor karanliginda ucmaktalardi. Cok aciktigini sezinleyen ingiliz vampir pike yapti ve asagi dogru suzuldu. Birkac dakika sonra agzi kan icinde geri dondu. - Asagida bir agil vardi. 20-30 inegin kanini emdim, Nefisti. Bir sure sonra Fransiz vampir de pike yaparak asagi suzuldu. Geri dondugunde agzi yuzu kan icindeydi. ingilize bakarak, - Hani senin az once girdigin agil vardi ya... - Evet.. - Onun yaninda bir ahir vardi, gordun mu? - Evet gordum. - iste orada en azindan 40 tane atin kanini emdim. Nefisti. Bu konusmalar sonucunda tabii Laz vampirin de cani beslenmek istiyordu. O da pike yapti, suzuum suzum suzuldu. Aradan 5 dakika gecti, Laz vampir her yeri kan icinde geldi... Onun bu hali digerlerinin, muthis bir ziyafet cektigini dusunmelerine neden oldu. Tabii oldukca meraklanmisti Ingiliz ve Fransiz vampirler... - Eee? Nasildi? - Ula usaklar, hacan asagUda pir agil vardi daa, gordinuz mu? - Eveet, gorduk. - Hacan onun yaninda da pir ahur vardi daa, oni da gordinuz mu? - Eveet, gorduk. - Hacan o ahurun yaninda da pir elektruk diregu vardi daa, oni da gordinuz mu? - Eveet, gorduk. - Hacan pen oni gormedum daa.. :) CİN Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur top direk çalılıkların arasında kaybolup beraberinde bir şeylerin kırıldığına dair ses getirir.. Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette, -Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı çok özür dileriz zararınızı ödemeye de razıyız, diyerek af dilerler. Bunu gören adam: -Hayır hayır esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım.. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu.. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım ikinizinde birer hakkı var, der. Kadın: -Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun, der. Cin: -İsteginiz yerine getirildi bayan, der. Adam ise düşünür.."Ev var araba var bende 1 milyon dolar istiyeyim diyerek hemen söze girişir: -Cin bende hesabımda 1 milyon dolar istiyorum. -Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi. Fakat benimde bir isteğim var biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında bende hanımınızla beraber olmak istiyorum, der. Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve cin olduğunu düşünüp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirmişler kadın giyinmektedir. Cin yatakta uzanırken kadına: -Hanfendi kocanız kaç yaşında? -35 nolduki? -Hiiç bu yaşa gelmiş hala cinlere inanıyor :) OTURAN BOĞA AKILLANDI Kizilderililerin genç reisi 18 yasina geldiginde cani kadin ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki: - "Oturan Boga kadin ister." Büyücü: - "Oturan Boga ormana gitsin, üzerinde delik olan bir agaç gövdesi bulsun ve onun üstünde egitim yapsin, hazir olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir. Der ki: - "Oturan Boga hazir." Büyücü de kabiledeki en güzel kizi ona verir. Reis alir kizi çadira girer. - "90 derece egil" der. Kiz egilince, kiza bir tekme vurur. Kiz çiglik atarak bunu niçin yaptigini sorar. Reis söyle cevap verir: - "Oturan Boga akillandi, önce yaban arilarini kontrol!" :) UĞURSUZ KADIN Cafer komadadir... Yaninda ise karisi... Cafer'in gozleri nemli, kisik sesiyle karisina dogru bakar ve konusmaya baslar: "Ilk isten kovuldugum zaman yanimda idin... Iflas ettigim gun oradaydin... Vuruldugum zaman ilk gozumu actigimda seni gordum... Trafik kazasi gecirdigimde hastanede hep basucumdaydin... Karisi takdir edilmenin mutlulugunda tabii. "Simdi komadayim yine basucumdasin... Sonunda anladim ama, cok gec oldu; yahu sen ne ugursuz karisin..." :) BURADA KİMSE YOK Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış: "Peder, büyük günah işledim.." "Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..." "Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..." "Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..." "Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk." 'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..' "Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.." Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş: "Peder???? Peder , neredesiniz?? ' Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş. "Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?" "Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!" :) 100 ÜZERiNDEN 150 Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alip gecer. Bunun üzerine bir sorusturma açilir. Müfettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye. Hoca; - "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi. Müfettis: - "Iyi de neden 100 degil de 150 verdin?" Hoca: - "Bunlarin hepsini egzozdan yapti !" :) MELEK Mİ? Adam ölür ve öbür dünyada sorgusu baslar : - Hiç içki içtin mi? - Aman efendim... - Kumar oynadin mi - Aman efendim... - Kadinlarla aran nasildi? - Aman efendim, ben kim çapkinlik kim. Cebrail dönüp bagirir: - Oradan bir çift kanat getirin! Adam çok sevinir : - Melek oluyorum, degil mi efendim? der. Cebrail cevaplar: - Hayir kaz oluyorsun! :) PATRON Uçakta hostes, papaza sormus : - Viski, cin, sarap...Ne emredersiniz? - Kaç metrede uçuyoruz kizim? - On bin metredeyiz peder! - O halde sen bana su getir kizim, patrona çok yakiniz, ayip olur! :) KADINLAR AKILLIDIR Kadının biri bir gün golf oynarken topu ormana kaçmış. Topunu aramaya koyulmuş ve tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş. Kurbağa ona, "Beni bu tuzaktan kurtarırsan, sana 3 dilek hakkı tanıyacağım". Kadın onu kurtarmış, kurbağa da "Teşekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koşulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, kocan 10 kat iyisine veya fazlasına sahip olacak!" Kadın "Tamam" demiş. İlk dilek olarak dünyadaki en güzel kadını olmak istemiş. Kurbağa onu uyarmış, "Bu dilek, senin kocanı da dünyanın en yakışıklı adamı yapacak ve kadınlar onun başına üşüşecek" Kadın, "Bu önemli değil, çünkü ben en güzel kadın olacağım, onun gözü benden başkasını görmeyecek". KAZAM ve dünyadaki en güzel kadın olmuş. İkinci dilek olarak, dünyadaki en zengin kadın olmak istemiş. Kurbağa da, "Bu kocanı dünyadaki en zengin adam yapacak, senden de 10 kat zengin olacak" demiş. Kadın, "Bu da önemli değil, çünkü benim olan onun, onun olan da benimdir", KAZAM ve dünyadaki en zengin kadın oluvermiş. Kurbağa, üçüncü dileğini sorduğunda, kadın "Hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum" demiş... Bu hikayeden çıkarılacak ders: Kadınlar akıllıdır. Onlarla uğraşmayın! :) KOCAN NEREDE Genc bir kadin sol gozu mosmor bir halde evine gelmis. - aman allahim kim yapti bunu kizim? - kocam. - peki ama o londra da degil miydi? - bende oyle zannediyordum anne. :) SİYANÜRLÜ KARPUZ Bir karpuz tarlası olan çiftçi her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Bir süre düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi: "Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!" Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti: "Şimdi o karpuzlardan iki tane var!" :) KISSADAN HİSSE Amerikada bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Suzi varmış. Başlamış anlatmaya: - Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı." Öğretmen: - Güzeel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir? - Bütün yumurtaları aynı sepete koyma. - Aferim çok güzel. Lily sıra sende. Küçük Lily tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış: - Bizim de bir çiftliğimiz var. Babam yumurtalardan civciv çıkması için onları kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8 inden civciv çıktı. - Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir? - Yumurtadan çıkmamış tavukları sayma - Aferim bu da çok güzel. Billy, sıra sende Küçük Billy tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış: - Amcam Ted Vietnam Savaşına katılmıştı. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmuş. Ted Amcam helikopter düşmeden elinde bir makinalı tüfek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış. Paraşütüyle yere inerken yolda birayı içip bitirmiş. İnince mermisi bitene kadar makinalı tüfeğiyle 70 kişiyi haklamış. Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş. Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş. - Böyle korkunç bir hikayeden alınacak ne ders olabilir? - İçince Ted Amcama bulaşmayın... :) GÖRGÜSÜZ BAKAN Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar. "Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? " Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanim" diyor Bakan cevap olarak: "Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis. Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu için bir sey söyleyememis. Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da: "Sor bakalim" der. Soför sorar: "Esekle bakan arasinda ne fark vardir?" Bakan bir süre sonra: "Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de: " Vallahi bakanim ben de bulamadim... " :) AVUKATIN SADAKASI Avukatin biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapisinda sorgu melegi avukatin günahlarini dinlemeye baslar : 1) Çevreyi kirleten büyük bir sirketi, suçlu olduklarini bildigim halde savundum ve beraat ettirdim. 2) Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödedigi için savundum ve idamdan kurtardim. 3) Bir çok müsteriden fahis fiyat aldim. 4) Parasi olmayan kadinlari savunmak için onlara sex teklif ettim. Ve liste uzadikça uzaar gider. Melek " bitti mi? " diye sorunca da avukat telasla atilir. "Evet ! yalniz bir dakika ! bu arada yaptigim iyilikler ne olacak?" Bunun üzerine Melek bir süre düsünür, " himm..dur bakalim. Bir tarihte dilencinin birine yüzbinlira vermissin " Avukat sevinir, " evet,evet "himm..." der melek " Bir baska tarihte de boyaci cocuga ikiyüzbinlira bahsis vermissin..." Avukat yüzünde büyük bir siritmayla cevap verir "evet ! tabii ki ! "Melek yaninda duran yardimcisina döner ve söyle söyler "Bu Pezevenge üçyüzbin lirasini verin ve derhal cehenneme atin!..." :) HANGİ SINIF? Bir gözlem: Üniversitenin ilk günü dekan bir sinifa girdi ve "Günaydin!" dedi. Sinif hep birden "Günaydin, hocam!" deyince, "A! Siz birinci sinifsiniz," dedi. Sonra açikladi: "Bir hoca sinifa girip "Günaydin!" dediginde, hepsi, "Günaydin, hocam!" derse, birinci siniftirlar; gazetelerini ortadan kaldirip kitaplarini açarlarsa ikinci siniftirlar; hocayi görmek için gazetelerinin yukarisindan bakarlarsa üçüncü siniftirlar; ayaklarini siraya koyup gazetelerini okumaya devam ederlerse dördüncü siniftirlar. Hoca içeri girip "Günaydin!" dediginde, bunu not aliyorlarsa master ogrencisidirler." :) ÇATLAK YUMURTA Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis. Ucaga binmis ve civcivi ceketinin ic cebine koymus. Yanina da bir rahibe oturmus. Civciv bir sure sonra adamin gomleginin icine girip pantolonuna dogru inmis ve fermuar seviyelerine geldiginde cani disari cikmak istemis. Fermuarin azicik acik kalan yerinden disari bakmis ve hemen kafasini geri cekmis. Bu hareketi bir kac kez tekrarlamis. Civciv rahibenin dikkatini cekmis. Rahibe utana sikila adama donmus: 'Beyefendi, ben bu islerden pek anlamam ama galiba yumurtalarinizdan biri catlamis !' :) BİYOLOJİ SINAVI Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkez acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu" :) KUŞ YEMİ Kadinin biri petshop'a gidip bir muhabbet kusu almak istemis.. ordan bir tane erkek kusu gozune kestirmis..adama sormus: "Bu simdi erkek olduguna gore kesin konusur degil mi?" "Tabiii efendim..hem de harika bir secim yaptiniz, bu oyle cinstir ki 2 haftaya kalmaz karsilikli sohbet bile edersiniz" Kadinin cok hosuna gitmis,kusu alip eve goturmus. 2 hafta sonra kadin yine dukkana gelmis: "Bu kus tek kelime etmedi!!" "Imkani yok hanimefendi salincagina cikip sallana sallana gayet guzel konusuyor olmali" "Iyi de siz salincak vermediniz ki bana?" Boylece adam kadina bir salincak satmis, kadin eve donmus.... 2 hafta sonra kadin yine dukkanda: "Bakin beyefendi 4 hafta gecti bu hayvandan hala ses cikmiyor!!!" "Gercekten anlamiyorum.... merdivenine cikip oynarken konusuyor olmasi gerekirdi!!!" "Merdiven mi? Bunun merdiveni yok ki?" Ve adam gule oynaya kadina bir de merdiven satmis. kadin yine evine donmus... 2 hafta sonra: "Beyefendi bir bucuk ay oldu ve bu kustan hala tek bir kelime duyamadim, olmayacak bu is galiba!!" "Bakin hanimefendicigim ben bunlardan onlarca sattim biliyorum merdivenine cikip ordan salincagina konarlar ve aynada kendilerini seyrederken bicir bicir konusurlar" "Ayna mi." Ve adam o gun de bir ayna satmis olmanin mutluluguyla kadini evine gondermis.... 2 hafta sonra petshop'un kapisi acilmis,kadin iceri girmis....elinde kafes, kafesin icinde merdiven, salincak, ayna ve bacaklarini havaya dikmis olu muhabbet kusu.... "BENI KAZIKLADINIZ!!! ISTE KONUSMAYAN KUSUNUZ VE YANINDA BANA KAKALADIGINIZ IVIR ZIVIRLAR!!!" Adam cok sasirmis.... "Hanimefendi bu ilk defa basima geliyor inanamiyorum tek kelime etmedimi bu hayvan??????" "Valla olmeden once tek bir cumle soyledi" "Ne dedi??????????" "O DUKKANDA KUS YEMI SATMAZLAR MI?" :) KALP KRİZİ Adam işten eve erken gelir ve içeri girdiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyar.. hemen odaya dalar ve karısını yatakta ter içinde ve çırılçıplak bulur: "Neler oluyor???"diye sorar.. Kadın cılız bir sesle "kocacığım kalp krizi geçiriyorum" diye mırıldanır.. Adam hemen salona koşup ambulans cağıracağı sırada 4 yaşındaki oğlu koşa koşa gelir ve "Babaaaaaa!!! Mick amcam sizin gardropta saklanıyor ve çıplaaaaaak!!!!" diye bağırır.. Adam bunu duyunca hırsla telefonu fırlattığı gibi odaya koşar, gardrobun kapısını açar ve erkek kardeşi hakkaten de çıplak vaziyette oradadır.. Bunun üzerine adam hışımla bağırır: "SENİ KALINKAFALI!!! BENİM KARIM IÇERDE KALP KRİZİ GEÇİRİYOR, SEN ETRAFTA ÇIPLAK DOLAŞARAK KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUĞU KORKUTMA PESİNDESİN!!" :) RESSAM TEMEL Clinton, Küba'ya gelecekmis.. Kübalilar toplanmis, bir hosluk yapacaklar.. Ulkenin en iyi ressamina basvurmuslar.. Bir tablo yap.. Adi, 'Clinton Kübada' olsun" diye.. Ressam "Hadi ordan" demis.. "Ben adami görmedim bile.. Adam hayatinda Küba'ya gelmedi. Simdi ben nasil 'Clinton Küba'da' diye resim yaparim?.." Tesadüf bu ya.. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmis o sirada.. konusmayi duymus.. "Ben size istediginiz tabloyu yaparim. Bana bir sandik puro verirseniz" demis .. Vermisler.. Temel bir hafta sonra, Küba' lilari cagirmis.. "Iste tablonuz" demis.. Tuvalin üzerini örten bezi hizla asagi cekivermis.. Kübalilar da donuvermisler.. Tabloda, yatakta iki kisi .. "Bu ne" diye gürlemis, Turizm Bakani.: "Bu ne?.. Bu kadin kim?.." "Clinton'un karisi" demis, Temel.. "Peki bu üstündeki adam kim?" "Clinton'un usagi!.." "Peki Clinton nerde ulan!.." "Clinton Küba'da" ..... :) VİTES Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzon'a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış; Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs. neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve Temel 'Ben arabamla Trabzon'dan Samsuna 4 saatte giderim' demiş. Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve 'gideyimde görün uşaklar'demiş. Arkadaşları 'iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.' Temel'de 'Samsun'a varınca telefon ederim.' demiş. Ordan hemen biri atılmış ve 'iyide Samsun'dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul ordan, o bizi arasın.' demiş. Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun'a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon'a telefon etmişler. Arkadaşları Temel'e 'oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel' demişler ve başlamışlar Temel'i beklemeye. Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. gece olmuş Temel yok. Arkadaşları 'nerde kaldı bu yahu' diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine 'Temel geldimi? ' diye sormuş ama kimseden cevap yok. O gün de Temel efendi Trabzon'a teşrif etmemiş. Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!. Arkadaşları Temel'e hemen 'yahu Temel Samsun'a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım' demişler Temel de ' Sormayın be arkadaşlar bu Alman'lar ne gerizekalı bir millet' demiş. Arkadaşları ' Ne oldu Temel' demişler Temel ' Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar' demiş. :) AVCI 80 yaşında bir adam doktora gider. Doktor adamın sağlığını sorduğunda adam "harika, 18 yaşında bir karım var ve benden hamile" der. Doktor bir kaç dakika düşündükten sonra adama döner ve "sana bir hikaye anlatacağım "der"; Avlanmaktan çok hoşlanan bir adam varmış. Her gün tüfeğini alarak ava gidermiş. Fakat bir gün dalgınlıkla yanına tüfek yerine şemsiyesini almış. Ormana gitmiş. Ağaçların arasında yürürken karşıda bir geyik görmüş. Hemen şemsiyeyi çıkartmış nişan almiş ve ... pat ... geyik yere yığılmış. "Adam şaşırmış ve doktora dönerek" olamaz ... başka birisi vurmuş olmalı" demiş. Doktor "KESiNLiKLE!" :) KÖPRÜ Ücüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmıs. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış. Amerikalı; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını çekip intihar etmiş. Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere dönmüş: ' 'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...' :) HAMİLE Küçük Temel birgün sokakta oynarken yoldan geçen bir hamile bayani durdurur. Kadinin karnini isaret ederek Teyze o ne? der. Kadin da O benim çocugum der. Temel Çocugunu seviyor musun teyze sen? der. Kadin da: Tabii ki evladim" diye cevap verir. Temel de O zaman onu niye yedin? der :) DÖRT KİŞİLİK EĞİTİM UÇAĞI Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuyorlarmış. :) SEKS DERSİ Oglan (O) : Baba sex neden zevklidir? Baba (B) : Bak oglum sex burnunu karistirmaya benzer.Burun her zaman parmaktan daha cok zevk alir. O : Neden kadinlar tecavuz edilmekten nefret ederler? B : Sen sokakta yururken biri gelip burnunu karistirsa hosuna gider miydi? O : Baba neden bayanlar adet gunlerinde sex yapamazlar? B : Burun kanasaydi karistirabilir miydin? O : Erkekler neden prezervatifle sex yapmaktan hoslanmazlar? B : Eldiven giyip burnunu karistirmazsin heralde. O : Baba neden sex ozeldir? B : Sinifin onunde burnunu karistirmazsin degilmi? O : Baba sen supersin yaa!....
:) KADINLARA KARŞI ZAFER Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu: - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı? Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti: - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz. :) HERKES GÜVERTEYE Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca: - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?" - "İyi olanla" demiş yolcular... - "11 dalda oscar kazanacağız..." :) ÖNCE KAÇANLAR Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler... Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve, - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler... Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!" :) KADIN KULAĞI Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata. Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış. - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!" - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!" :) MELEKLER UÇAR MI? Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar: - Anne melekler uçar mi? - Uçar. - Bütün melekler mi? - Evet. - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor? Annesi şaşırır: - Hizmetçi neden uçacakmış kızım? - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da. Anne öfkeyle fırlar: - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar. :) FELÇLİ BABA Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama: - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar: - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam: - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış: - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!" :) HAPİS CEZASI Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz. Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar: - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası: - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak: - "Eeee ne oldu?" Adam: - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm" :) BAŞIM AĞRIYOOO Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya... Fadime bağırır: - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel: - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!" :) İNSAN PSİKOLOJİSİ Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı: - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!" Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi... Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi: - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?" :) SAVAŞ Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş: - "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş: - "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!" Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış: - "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar: - "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta... - "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler. - "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç: - "İdriiiiis!" İdrisler ayakta... - "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde: - "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım." - "Tamam oynayalım. Ne diyelim?" - "VLADEMIR diyelim." - "Tamam. Bir, iki, üç: - "Vlademiiiir!" çıt yok... - "Vlademiiiir!" çıt yok... Birazdan karşı cepheden: - "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta: - "Biiiz..." :) MOTOR Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek: - "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?" Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş: - "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!" :) SUÇLU Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş: - Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi :) BALE Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE: - "Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya!" demiş... :) ÇILGIN ÇOCUK Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle: - "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş: - "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..." :) ÇOK ÖZEL Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp: - Ula Temel Napiysin ?... - Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim... - Ula Temel bunun boynuzlari var.... - Valla ben onin özel hayatina karişmayrum... :) İKİ KERE İKİ Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş: - Ne oldu ? - Matematik dersinden zayıf aldım. - Niye ? - Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim. - E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı? :) BUZ TUTAN GÖL Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler, - Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: - Tanrım, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim. :) SPERM TESTİ Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. Doktor adama bir kavanoz verir ve: - "Bunu doldurup yarın bana getirin" der... Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. İhtiyar anlatmaya başlar: - "Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. Karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı. Baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı, deyince doktor kendini tutamamış: - "Naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız" diye sormuş. İhtiyar yanıtlamış: - "Napalım, açamadık şu lanet kavanozu bir türlü." :) BUZDOLABI Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona: - "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş. Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla: - Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin. - Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin. - Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım. - Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık. :) SERT KOVBOY Üç kovboy Teksas'ta bir barda masaya oturmuş, kafayı çekiyorlar... Bir sarhoş girmiş içeri. Parmağı ile ortadakini işaret etmiş: - "Senin anan," demiş "Teksas'ın en çılgın seks manyağıdır" demiş.. Masanın etrafı bir anda boşalmış.. Ama ortadaki adam duymazdan gelmiş, içkisine devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra geri gelmiş. Gene aynı masanın başında dikilmiş.. - "Senin o fahişe ananı az önce becerdim, harikaydı" demiş. Etraf masalar gene bir anda boşalmış.. Bizimki gene kılını kıpırdatmadan içmeye devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra gene gelmiş.. - "Senin anan var ya, senin anan" diye başlarken, kovboy nihayet lafını kesmiş: - "Evine git de yat.. Gene zurna gibi içmissin, baba!.." :) İSTİKAMET Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin: - Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi? :) ÜÇ DİL Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist ingilizce, almanca ve fransızca sorar fakat bizim lazlar anlamaz... - Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti - Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo... :) OTELCİ TEMEL Otelci Temel'in kapısını bir gece bir İspanyol asilzedesi çalmış. - Odanız var mı? - Kimsunuz? - Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo. - Haa, pu katar uşağu alacak yerum yok! :) YARATICI AVUKAT Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Avukat Yargıca hitaben; - "Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, muvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz." der... Yargıç , gülümseyerek; - "Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahküm ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir." der... Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler... :) BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba bozuLuyor ve makine mühendisi; - "ben haLLederim" deyip yatIyor arabanIn aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya, haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo, - "Bana bIrakIn" diye... KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar. sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi: - "eee.. şey... arabadan çIkIp bi daha girsek?" :) TRAMPLEN Lazlar havuzlardan konuşurlarken bir tanesi: - Ben geçen gün bir lüks otelin havuzuna gittim ama kovuldum. - Niye ? - Çünkü havuza işedim. - Amaan, herkes işiyor... - Ama ben tramplenden işedim... :) MUAYENE Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der: 1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın 2- Ögleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin. 3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın. 4- Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun. - "Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde adam karısına sorar, - "Ne dedi doktor sana?" - "... ölecekmişsin.." :) KAHVALTI Küçük temel annesine sorar, - Anne hepimiz laz miyuz? - Öyle - Dedem de laz miydu? - Lazidi. - Onun babasi? - Hepisi lazidi. - Öyle te olsa artik sabah kahvaltilarinda hamsi yemek istemeyrum. :) TECAVÜZ Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve başrahibenin önünde diz çökerek; - "Değerli hemşire, sormayın başıma neler geldi ..." - "Neler geldi kızım ???" - "Arka bahçede çiçek topluyordum, nerden geldi bahçivanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana,,,,," - "Tecavüz mü etti?" - "Evet..." - "Hımmmm, peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.." - "Aaa, limon hamileliği önler mi ???" - "Hamileliği önlemez de, en azından sırıtmanı engeller..." :) KAŞINTI Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına giderek: - Afedersiniz, siz Laz mısınız? - Evet, neden sordun? - Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da. - Ne olmuş yani?! Sen kıçın kaşınınca pantalonunu mu çıkarıyorsun? :) KAPLUMBAĞA Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor. Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman: - "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler. - "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak." Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da: - "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der. Digerleri de kiramaz ve: - "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler. Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve: - "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!" :) TEMEL'IN KAYNANASI Temel bi gun kahveye girmis. Ustu basi yirtikmis. N'oldu diye sormuslar. Temel: "Kaynanami gomduk." Kahvedekiler: "Iyi de bu halin ne?" Temel: "Biraz direndi de." :) BİR CİNAYET DAVASI Mahkemede bir cinayet davasi goruluyordu. Adamin katil oldugu hemen hemen kesindi, bunu goren davali avukatinin aklina bir seytanlik geldi. "Bayanlar baylar... hepinize bir surprizim var" diyerek saatine bakti... "Tam bir dakika sonra, muvekkilim tarafindan olduruldugu iddia edilen kisi bu mahkeme salonundan iceri girecek..." Bunun uzerine hakim, seyirciler, butun kafalar mahkeme salonunun kapisina dondu... 1 dakika gecti... Hicbirsey olmadi... Bunun ardindan avukat: "Bakin..." dedi.." Ortaya bu iddiayi attim ve hepiniz heyecan icinde kapiya bakip 1 dakika boyunca beklediniz. Bu gosteriyor ki gercekten ortada bir olu olduguna ve dolayisiyla muvekkilimin katil olduguna sizler tamamiyle inanmis degilsiniz..." Bu sozun ardindan hakim kararini acikladi ve adami suclu buldu... Avukat şok içinde: "Ama nasıl olur? Az onceki gosteriden hepiniz etkilendiniz... Hepinizin kapiya baktigini gordum!" Hakim: "Evet dogru... hepimiz baktik" dedi... "Ama muvekkiliniz bakmamisti!" :) ŞANS Laz kola otomatiğine gitmiş, para atıp düğmeye basmış ve kolasını almış. Bir para daha atmış, yine düğmeye basmış ve yine kolasını almış. Bunun üzerine heyecanla arkadaşlarının yanına gitmiş ve : - Çabuk bütün bozuk paralarınızı verin, bugün şansım çok iyi! :) HEYKELLER Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, bir gun bir melek cennetten gelene kadar... "Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demis. Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis, birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis. Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde genis bir tebessum varmis. "Onbes dakikaniz daha var!" demis melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak... Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis ve erkek heykele donmus: "Harika! Ama bu sefer guvercini sen tut, ben siccam kafasina !..." :) PARMAK Lazların atölyesinde bir iş kazası olmuş ve bir Lazın parmağı kopmuş. Lazlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah : - Güzel, parmağa birşey olmamış. Hasta nerde? - Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu? :) 10 ZENCİ Koleler ciftlikten kacarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar. Cin 10 zenciye sormus: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkInIz var. 1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demis, olmus. 10. zenci tebessum etmeye baslamIs. 2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus. 10. zenci sIrItmaya devam etmi?. 3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle... 10. zenci kIkIrdamaya baslamIs. 4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam... 5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs. sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde... Gulmekten geberiyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya fIrsat buldugu bi ara istegini garip bir bogurtu ile belirtmis: "HEPSİNİ ZENCİ YAP!". :) GÜZEL DUL Temel'e hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu diye sormuslar. Kocasinun ölmesinu pekleyrum , demiş. :) HERKESİ TANIYAN KADIN Bir mahkeme saLonu düsünün... Bir davada tanIkLIk etmesi için kürsüye yasLI bir teyzeyi çagIrIrLar.. KadIn yerine oturur ve davaLInIn avukatI kadIna yakLasIr... - "Bayan Jones.. Beni tanIyor musunuz?" YasLI teyze cevap verir: - "Ah evet Bay WiLLiams sizi çocukLugunuzdan beri tanIyorum.. siz taa o zamanLar biLe aiLeniz için tam bir bas beLasIydInIz.. sürekLi yaLan söyLüyorsunuz, karInIzI komsunuzLa aLdatIyorsunuz, en yakInIm dediginiz insanLarIn arkasIndan konusuyorsunuz, 2 doLar fazLa kazanmak için herkesi satarsInIz..." DavaLInIn avukatI basta oLmak üzere bütün saLon sok oLur.. Adam ne yapacagInI biLemez bir haLde kadIna tekrar sorar: - "Peki Bayan WiLLiams, ya karşI tarafIn avukatInI tanIyor musunuz?" KadIn yine cevapLar: - "ELbette tanIyorum.. çocukLugunda ona dadiLik yapmIstIm.. TembeL, ödLek ve aLkoLik adamIn tekidir.. etrafInda bir tek dostu yoktur ve herkes onun haLa geceLeri aLtIna kaçIrdIgInI söyLüyor.." Yine herkes sokta.. bütün saLonu bir gürüLtü kapLar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafIn avukatInI da kürsüye çagIrIr.. Ve ikisine de egiLmeLerini söyLerek kuLakLarIna sunu fIsILdar... - "Eger bu kadIna beni tanIyIp tanImadIgInI sorarsanIz ikinizi de harcarIm. :) ŞARAP Temel çok para kazanmis. Ailece en lüks lokantaya gitmisler. En pahali sarabi seçip ismarlamis. Garson : - Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca, - Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum. :) SHAKESPEARE Temel kütüphaneye gider. Shakespeare'nin bir kitabini ödünç almak ister. Memur sorar, - Hangisini? Bir süre sessizlikten sonra, - Vilyum. :) DUL KADIN Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir kar firtinasina yakalanmislar. Yakindaki bir çiftlik evine arabalarini çekmisler ve evin çekici hanimindan geceyi orada geçirmek için izin istemisler. - "Dul bir kadinim ben" diye açiklamis hanim, - "Eger evimde kalmaniza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar." - "Endiselenmeyin" demis Jack, "ahirda da rahat edebiliriz." Bir sene sonra Jack, dulun avukatindan bir mektup almis. Arkadasi Bob'u çagirarak sormus: - "Bob, su çiftliginde kaldigimiz çekici dul kadini hatirliyor musun?" - "Evet, hatirliyorum." - "O gece geç vakit eve gidip, o kadinla yattin mi?" - "Evet, itiraf etmeliyim ki bunu yaptim." - "Ona kendi adin yerine benimkini verdin mi peki?" Bob yüzü kizararak cevap verir: - "Evet, korkarim öyle yaptim." - "Eh, sana çok tesekkür borçluyum dostum. Kadin ölmüs ve çiftligini de bana birakmis." :) MECNUN Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş: - Pize içi pilet lütfen. - Leyla ile Mecnun için mi? - Hayir Fadime'yle penum için. :) ASTRONOT Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur. "Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?" "Henuz degil." "Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..." "Ok." Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar. "Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin." George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir. "Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim." Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir. George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh icerler; sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur. "Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?" "Evet Bob. Hem de cok." "Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..." :) ÇOK ZEHİRLİ İki laz yılan olan Temel'le Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idris'e donup: "Ula Idris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. Idris sasirmis "Ula ne oldu gene" demis. Temel de: "Ula biraz once dilimi isirdim da," demis... :) AYNI ŞEY Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis. Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis. Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler". Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum". Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis. Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar". :) REÇETE Lazın eczanesine eli silahlı, yüzü kadın çoraplı iki soyguncu girmiş ve ellerindeki silahi Laza doğrultup: - Çabuk kasadaki herşeyi ver ! - Özür dilerim, reçetesiz hiçbirşey vermiyoruz. :) PATRON VE SEKRETER Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar. Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir. Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi sekreterine verir, "Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku tulumunun icine girerek fermuari ceker. Bir sure sonra tam uyumak uzereyken, sekreterinin sesini duyar; "Efendim, ben cok usuyorum." Adam fermuari acar, uyku tulumundan cikar, bir battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak uzereyken yine sekreterinin sesini duyar; "Efendim, ben hala cok usuyorum." Adam yine fermuari indirir, tulumdan cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar; "Ben yine coooook usuyorum". Adam yattigi yerden; "Bir fikrim var." der, "Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez, istersen evliymisiz gibi davranabiliriz." Genc kadin kikirdar; "Tamam, bana gore hava hos." Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar bagirir; "OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!" :) TÖREN Adamın biri yine Karadeniz'i gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dansediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar : - Pardon ama ne yapıyorsunuz ? - Körmüsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz. :) İSTANBUL'DAYIM Laz alacaklılardan kaçmak için kapısının üzerine "İstanbul'dayım" yazmış ve her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş. Yine kapı çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kapı kırılmış ve eve giren birkaç kişi lazın eşyalarını dışarı taşımaya başlamışlar. Bu durumu tavan arasından seyreden laz: - Ulan şimdi İstanbul'da olmasam size gösterirdim. :) PİYANİST Piyanist büyük konser için Viyana'dadır. Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir ve : - Bravo hemşerim Karadeniz seninle gurur duyuyor. Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar : - Sen nereden bildim benim Karadenizli olduğumu ? - Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım. :) ÇİM BİÇME MAKİNESİ Supermarkete bir eleman aranmaktadır. Elemanın süper tezgahtarlık bilgisine sahip olması on koşuldan biridir. Bunun için her gelen adaya bir de uygulama yaptırılarak performansına bakılmaktadır. Bir gün içeri bir aday daha girer ve işe talip olduğunu söyler. Bunun üzerine oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri gelerek sınamak için, - "Evlat şimdi beni iyi izle" der. İlk gelen müsteri "Bir paket çim tohumu istiyorum" der. Bunun üzerine tezgahtar yeşil, sarı, uzun, kısa, çabukbüyüyen, kalın, ince bir sürü çesit çim tohumunu ballandıra ballandır anlatır ve adam sonunda "Bana yeşil ve ince olanından bir paket lütfen" der ve tam parayı ödeyip çikacak bizim kurt tezgahtar, - "Beyefendi bir dakika. Size bir de çim biçme makinesi verelim" diyerek söze girer ve onlarca çesit çim biçme makinesini avantajlarını, ödeme kolaylıklarını, bir daha böyle bir fırsat bulamayacağını adama gene ballandıra ballandıra anlatır ve sonunda adam çim biçme makinesini de alarak mağazadan ayrılır. Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni görelim" der ve evlat tezgaha geçer. Yeni gelen bay müşteri bizim adaydan orkid ister. Bunun uzerine eleman bayağı ateşli bir şekilde orkid çesitlerini, renklerini, kalınlıklarını vs. vs. bizim kurt tezgahtardan hiçte aşağı kalmayacak biçimde anlatır. Müşteri en sonunda bilmemne renkte orkidden bir düzine kadar alır. Parayı ödeyip çikacakken bizim aday, - "Beyefendi size bir de çim biçme makinesi satalım" der. Adam, - "Hoppalaaa, niye ki?" diye sorunca bizimki, - "Beyefendi hafta sonu bi iş yapamiyacaksiniz, bari çimleri biçin !" :) MÜESSESE Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sıkılmış, etegini çikarinca temel atilmis, parayi atmis, - Tevam edin puntan sonrasi müesseseden. :) İNEK ÇİFTLİĞİ Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır : - Okla işaretli olan benim. :) İŞ İLANI Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş. - Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz? - Üniversite mezunu değilim. - Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız. - Yabancı dil bilmem. - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz. - Pazarlama konusundan anlamam. - O zaman niye geldiniz canım kardeşim ? - Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim. :) BİR TANE DAHA Laz sahilde yürürken bir şişe bulur. Merak edip mantarını çıkarınca birden içinden bir cin çıkar ve : - Beni kurtardın. Üç dilek hakkın var. - Cebimde param hiç bitmesin. Cin parmağını şıklatır. Laz elini cebine atar, para doludur. Bütün parayı çıkarıp tekrar sokar, yine para doludur. Laz ikinci isteğini düşünür : - Bir şişe rakım olsun ama hiç bitmesin Cin parmağını şıklatır ve Laz'ın önünde bir şişe rakı belirir. Laz şişeyi açar ve yere döker ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuştur. Bir daha döker ve şişe yine dolar. Bunun üzerine: - Bu şişeyi çok sevdim. Bir tane daha istiyorum. :) KEDİ Adam iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında Laz komşusu bir kedi yıkıyor. Adam Laza : - Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürürsün. - Birşey olmaz merak etme. Adam bunun üzerine kasabaya devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki Laz komşusu toprağa birşeyler gömüyor. Adam dayanamamış ve : - Demiştim ben. Yıkaya yıkaya öldürdün hayvancağızı değil mi ? - Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü. :) TELAFFUZ Belediyeye soför alinacakmis, hiç karadenizli almamislar. Sebebi sorulunca: Bizim otobüsler kalabalik olur , "sıkışın" diye bagirmak gerekir. Dogru söyleyebilen bir karadenizli bulamadik. :) SİGARA Laz her balık dönüşünde paçaları ıslak vaziyette kayıktan iniyormuş. Bir gün arkadaşları sormuş paçalarını, o da: - Valla oltayı atıp balığı beklerken sıkılıyorum ve bir sigara yakıyorum. Sigaram bitince de sigarayı denize atıyorum, ondan sonrada ayağımla söndürüyorum. :) KAYIK Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış : - Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi? - Evet kayığa işaret koydum - Aptal! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak?! :) ANNECİĞİM EVLENİYORUM Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek; "Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?" Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş. Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar. Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş. Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar. Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?" Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin" Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet" "İçlerinden bir tek onu sevmedim" :) BİLETİ OLAN VAR MI? Mecidiyekoy-I.U Avcilar kampusu otobusune ara duraklarda yasli bir Teyze bindi. Yasli teyze: -Evladim biletim yok bir sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim. Sofor: -Tamam ama once iceriye bir sorun. Teyze arkasini doner ve arkaya dogru yuksek sesle: -Pardon acaba bundan sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim? :) HOMOSEKSUEL Temel'e sormuslar, "bir homoseksuelin aklini nasil karistirirsin?" Temel uzun sure dusundukten sonra "58 rakami ile" demis. "O da ne demek hicbirsey anlamadik" denildigi zaman "Bak nasil akliniz karisti sizi homolar sizi" :) ADVANCED ENGLISH Chicken translation: Pilic cevirme Leave the door december: Kapiyi aralik birak Where is this waiter who I put?: Nerede bu kodumun garsonu? Clean family girl: Temiz aile kizi. Your hand is on the job your eye is on playing: Elin iste gozun oynasta Sensitive meat ball: icli kofte. Urinate quickly, satan mixes: Acele ise seytan karisir There is no saturation to her observations: Onun gozlemelerine doyum olmaz Man doesn't become from you: Senden adam olmaz Enter the desk: Siraya gir Look my ram, I'm an Anatolian child, if I put, you sit.: Bak kocum ben Anadolu cocuguyum bir koyarsam oturursun Aeroplane out of the fart, say hi to that sweetheart: Osuruktanteyyare, selam söyle o yare Master !! do something burning-turning in the middle: Usta !! Ortaya yanardoner bisi yapsana Exploded egypt has escaped to my bosphorus: Bogazima patlamis mısır kacti In every job there is a no: Her iste bir hayir vardir She is such a mother's eye girl: Cok anasinin gozu bir kiz Don't die my donkey, don't die: Olme esegim olme Don't make me number: Bana numara yapma I will sew fig tree to your January! : Ocagina incir agaci dikecegim. :) HERKESİ UYGUN BİR İŞ VARDIR Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye girmis. Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun degil. Ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!! "Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar. "Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!" "Peki, satis sorumlusu olur musunuz?" "Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim." "Finans isleriyle ilgilenseniz?" "Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer. "Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim." "Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?" "Siktir git." :) SEN BENİ NE SANDIN? Adamin biri cok lüks bir restorana girmiş.... yemegini ismarlamiş gelmesini beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi fistik...... Bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu cagirmiş: "Yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun..... ona en pahali şarabinizdan ismarlamak istiyorum" Boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga goturmuş.... kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş.... Garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor: "Bayim, eger garajinizda son model bir BMW, banka hesabinizda 10 milyon ve bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik bişeyiniz varsa gonderdiginiz şişeyi zevkle kabul ederim....." Adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler karalamiş ve garsona vermiş "bayana gotur bunu" demiş...... garson notu goturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor: "Sadece bilmeni istedim benim garajimda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabimda ise tam 30 milyon dolar......... ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 3 cm. kestirmeye hic niyetim yok onun icin ŞİŞEYİ GERİ GÖNDER...." :) HADİ BİRLİKTE ARAYALIM İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış,birisi: Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum demiş. Diğeri sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum demiş. Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki: Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 12 'de Mac Donalds 'ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye: - Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor demiş. Ve diğer adama "Senin karın nasıl biri ?" diye sormuş. Diğer adam: - S....et benimkini seninkini arıyalım... :) SINEK Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde sineklik, gozunu pencere camina konmus ciftlesmekte olan sineklere dikmis.. - "Anneee!!" diye bagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?" Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi icin "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis: - "Peki sinegin disisi olur mu?" Kadin o zaman sorularin cetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan cizmis: - "Olmaz evladim.." Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki sinekligi hirsla sineklerin uzerine yapıstırmıs| "Homolar!" :) AMERİKALILARA UYARILAR Bunlar, cesitli urunlerin uzerindeki kullanma talimatlarindan alinmis cumleler ve espri olsun diye degil, ciddi ciddi yazilmis. Saç kurutma makinesinin uzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayin".. Kizarmis patates torbasinin üzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satin almaniz da sart degil.. Ayrintili bilgi torbanin içinde".. Dial sabunlarinin kutusunda: "Kullanim sekli: Normal sabun gibi".. DonmuŞ yemek kutusunda: "Öneri: Buzunu çözün".. Otellerde verilen dus basliginin kutusunda "Icine bir tek baş sığar." Marks/ Spencer'e ait bir puding kutusunda: "Atesin üzerine koyarsaniz isinir." Bir uyku ilacinin uzerinde.. "Uyuklamaya sebep olabilir." Roventa ütü kutusunda: "Giysilerinizi uzerinizde utulemeyin".. Ingiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un cocuklar icin hazirladigi oksuruk surubu kutusunda: "Icince Araba kullanmayin".. Çin mali Noel agaci ışıklı süslemelerinde: "Sadece iceride ve disarida kullanilabilir".. Japon mali mutfak robotunun uzerinde: "Baska amacla kullanilmaz." Findik paketinin uzerinde: "Dikkat: Icinde findik var." American Airlines Sirketi'ne ait fistik paketinin uzerinde: "Talimat: Paketi acin, fistiklari yiyin.." Bir elektrikli testerenin üzerinde: "Çalışırken elinizle durdurmaya tesebbüs etmeyin :) ALDATIYORSAM SEBEBİ VAR Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur. "..Şöyle aciklayabilirim..." der.. "Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..' :) MAÇ VAR KALECİ KİM? İki yaşlı dost 70'li yaşlarına gelmiş iki adam, bir ömür boyu birbirlerinin en iyi dostu olmuşlardı... Derken birgün bir tanesi ağır hasta oldu.. Ölüm döşeğindeyken yanında yine en iyi dostu vardı ve ona fısıldadı. "Bana bir iyilik yap olur mu... Cennete gittikten sonra orda futbol oynanıyorsa lütfen bir şekilde bana haber ver.." Öteki "Tamam..."dedi.. "Bütün hayatım boyunca en iyi dostum sendin, bunu senin için yapıcam.." Ve birkaç dakika sonra da adam öldü.... Bir hafta sonra adam uyurken birden arkadaşının sesini duydu "Dostum..... sana bir iyi bir de kötü haberim var..." Öteki hemen sordu. "İyi haber nedir?" "Cennette futbol oynanıyor....." "BU HARİKA...!!! :))) Peki kötü haber nedir???" "Yarınki maçta kalede sen varsın..." :))))))))) :) YANINA NE ALIRDIN? Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar: Eeee sen ne getirdin ? Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler. Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim. Ucuncu mahkuma merakla sorarlar: Sen ne getirdin ? Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek : Bu orkidleri getirdim. der. Diger iki mahkumun kafasi karışır. Merakla sorarlar : Bunlarla ne yapabilirsin ki ? Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek, Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim. :) BUNLARI DUNYADA BIR TEK TURKLER YAPIYOR - "Nerelisin?" sorusuna cevap aldiktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak. - Amca, hala, dayi, teyze, görümce, kayinço, eniste, elti, bacanak, kaynana, kayinpeder, baldız, yenge, amcaoglu, halaoglu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalik terimleri. - Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak. - Dügünlerde, eglencelerde, toplantilarda, vb. içip içip olay çıkartmak. - Yabancı dil ögrenirken önce küfürleri ögrenmek, yabancılara Türkçe ögretirken önce küfürleri ögretmek. - Yolculuk esnasinda yanındakine "Yolculuk nere hemserim?" diye sorarak muhabbete baslamak. - Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp, "kestane kebap, acele cevap" beklemek. - Kendini tanıttıktan sonra digğr yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek. - Japonları kastederek "Adamlar yapmıs abi!" demek. - Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye baslamak. - "Bizim askerdeyken bir çavus vardı..." diye baslayan askerlik anılari. - "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek. - Telefonu açan kisiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak. - Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak. - Misafir gelince hemen çay suyu koymak. - "Senin paran burda gecmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak. - Dügün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birlestirerek oturmak. - Dügünlerdeki takı merasimleri. - Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak oldugu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konusmak. - Yüzsüzce rüsvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek. - Daha neleeer neler.... - Biz, bizi tanıyormuyuz ? :) SHERLOCK HOLMES Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanir ve arkadasini dürtükler. "Watson, yukariya bak ve bana ne gördügünü söyle". Watson cevap verir: "Milyonlarca yildiz görüyorum." Holmes sorar: "Bu sana neyi gösteriyor?" Watson bir an düsünür ve yanitlar: " Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayisiyla milyarlarca gezegenin varligini görüyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtigini çikariyorum. Teolojik olarak tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi görüyorum. Meteorolojik açidan da bugün havanin çok güzel olacagini tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?" Holmes arkadasini sabirla dinlemistir ama artik dayanamaz: "Ulan hiyar, çadirimizi araklamislar!" :) TOYOTA KRİKO Japon"un biri Rize"de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus: - Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari! Tahmin edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus. - Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini! Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus. Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel'i gosterek soylenmis: - Ona ejderin kuyruk sallamasiyla vurdum.. Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest. Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel! Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon: - Ona ejderin yakasusi teknigiyle vurdum Ertesi gun yine ayni hikaye: dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon: - ona ejderin kimanto teknigiyle vurdum Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus. Japonun restini goren yine Temel olmus. Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis! Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon"u gosterek gulumsemis: - Ona Toyota'nin krikosuyla vurdum... :) UCAK Amerikalilar yeni bir ucak gelistirmisler. Ve bu ucagi denemek icin Arabistan'a gotururler. Bir arap pilotunu ucaga bindirirler ve ucak havalanir. Arap pilotu ucagi kullanirken 4 motordan biri patlar. Gostergelerde "Don't panic.This is American technology" yazisi gorulur. Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve gostergede ayni yazi gorulur. Biraz sonra iki motor ayni anda patlar ve hic motor kalmayinca arap pilot panikler. Tam bu esnada gostergelerde "Don't panic. This is American technology" yazisi gorulur ve ucak kendi kendine rahat bir sekilde yere iner. Araplar sasirir ve kendileride boyle bir ucak yapmaya karar verirler. Yaptiklari ucagi Amerikalilara denetmek icin bir Amerikan pilotunu ucaga bindirirler. Ucak kalktiktan birkac dakika sonra bir motor patlar. Gostergelerde "Don't panic.This is Arabic technology" yazisi gorulur. Birkac dakika sonra 2. Motorun patlamasiyla ayni yazi gostergede gorununce pilot "Ulan bizim ucagin aynisini taklit etmisler. Ne taklitci adam yav bunlar" dedikten sonra kalan 2 motorda patlayinca ucagin kendiliginden yere inecegini dusunen pilot gostergede su yaziyi gorur. "Don't panic.This is Arabic technology. Please repeat after me; Eshedu enla ilahe İllallah, ve eshedu..." :) İMAM OSURURSA Bir köyün imami ögle namazini köylüye kildiriyor tam secdeye giderken imam osuruyor.. Tabii bunu bütün köylü duyuyor. İmam bu olayi kendine yediremiyor, köyden ayrilma karari aliyor ve köyden ayriliyor. Aradan 15 sene geçiyor, köyünü özlüyor ve geri dönüyor. Köyün girisinde 18 yaslarinda bir çocukla karsilasiyor : -"Sen kimlerdensin?", diyor, cocuk söylüyor. İmam : -"Peki sen kaç yasindasin?" diye soruyor. Genç çocuk : -"Valla pak emin degilim ama imam osurdugunda 3 yasindaymisim" :) BU BİR Cocuk dedesine sormus: - Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz? - 40 yildir evlat.demis dede. - Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir? - Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim. Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum. Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz :) SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir, - Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli !.. Temel sakin, - Merak etme içime çekmeyrum. :) KÜPE Adamin biri ofiste bir bakmis yan masadaki calisma arkadasi'nin (erkek) tek kulaginda kupe var... Adam bir anlam verememis cunku arkadasi aslinda cok tutucu ve silik bir tipmis.. o yuzden de dayanamayip sormus: "Hey Joe.. kupelere ilgin oldugunu bilmiyordum..???" "Aaaa abarticak bisey yok, sadece bir kupe iste..." "Sanirim ben yeni farkediyorum.. ne zamandir takiyosun o kupeyi??" "Karim onu yatagimizin icinde buldugundan beri" :) PARASUT Temel ile Dursun parasut kursuna yazilir ve hafta sonlari egitim gormektedirler.Aradan aylar gecer ve egitim tamamlanir. Yapilacak bir gosteri icin prova yapmaktadirlar.Ucaktan atlarlar lakin Dursunun parasutu acilmaz, Temel sorar "Dursun, parasutun acilmadi ne dusunuyorsun?". Dursun : "Ula önemli degul ya demis,gercek degul ki prova yapayruz.". :) YILAN Iki laz yilan olan Temel le Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idris'e donup : - Ula Idris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu diye sormus. Idris sasirmis - Ula ne oldu gene demis. Temel de : - Ula piraz once dilumi isirdim da,demis :) SARIŞIN DEDEKTİFLER Üç sarisin detektif olmak üzere polis teskilatina müracaat etmisler. Yapilmasi icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de Komiser Kâzim'a düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza bes saniye müddetle bir dosyadan çikarttigi bir resmi göstermis ve "Söyle kizim" demis "Bu bir suçlunun resmi, bu adamin bariz ne özelligi var? Bunu ileride nasil tanirsin?" Kiz söyle bir durmus ve "Çok kolay" demis "Adam tek gözlü" Komiser Kâzim resime bakmis ve "Kizim bu resim profilden, yani yandan çekilmis. Tabi tek göz göreceksin..." demis ve ayni resimi ikinci kiza gösterip ayni suali sormus ve "Bana bak" diye ilave etmis "Dogru dürüst bir cevap ver" Ikinci kiz "Bu adami tanimak çok kolay" demis "Çünkü adamin tek kulagi var" Komiser Kâzim "Kizim" diye bagirmis "Bu resim profilden dedik yaa!...Adamin suratinin öbür yanini göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulagi oldugunu bilemeyiz..." Kâzim üçüncü kiza "Kizim lütfen akilli bir cevap vermeye çalis. Beni çildirtma. Bu adamin bariz özelligi nedir, bu adami ileride nasil tanirsin?" diye sormus Kiz "Bu adam lens takiyor" diye cevap vermis. Komiser Kâzim saskin, saskin resime bakmis ama adamin lens takip takmadigini bir türlü anlayamamis. Merak etmis adamin dosyasini açip okumus, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takiyormus. Komiser Kâzim üçüncü kiza hayranlik içinde "Aferin be kizim" demis "Dogru bilmisin. Simdi söyle bakalim bu adamin lens taktigini resimden nasil anlayabildin?" Kiz "Çok kolay" diye cevap vermis: "Tek gözlü, tekkulakli bir adamin gözlük takacak hali yok ya !!" :) BU KIŞ ÇOK SOĞUK OLMAK Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti. "Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?" "Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti. Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?" "Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti. Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken: "Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!" "Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu. "Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak" :) KUMARBAZIN ÖLÜMÜ Cemal çok kumarbazmış, bir gün kahvede ölmüş. Karısına anlatacaklar. Temel bu görevi üstlenmiş. - Cemal kayıp, demiş Cemalcin Karısına - Cehennemin tipine citsun, demiş Cemalcin karısı. Temel gayet sakin: - Cittu, demiş. :) ELYAZISI Laz niye yazı yazarken eldiven takar ? - Elyazısı tanınmasın diye. :) BOYA KOVASI Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış: - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ? - Ben yine iyi çalışıyorum - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın. - E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı. :) AMERİKA SEYAHATİ >Lazlar Amerika'ya gitmeye karar vermitler ama bir türlü vize alamamışlar Bunun üzerine yüzerek gitmeye karar vererek Karadeniz sahillerinden atlamışlar denize. Aradan aylar geçmiş ve bir gün nihayet Amerikan Özgürlük Heykeli gözükmüş ufukta. Tam o anda içlerinden biri : - Siz devam edin. Ben kesildim, dönüyorum. :) TOTOCHE KIM Birkac Fransiz kantinde gevezelik ederken iclerinden biri sorar : -Gutenberg kim. Biliyormusunuz? -Hayir, der otekiler. -Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Gutenberg'in basim makinasini bulan kisi oldugunu bilecektiniz.... Ya Panmentier'i? -Hayir, der otekiler. -Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Panmentier'in patatesi bulan kisi oldugunu bilecektiniz.Eger gece kurslarina gitmezseniz yasam boyunca.... Iste ozaman, aralarinda lehimci olani ofkelenip patlar : -Oldu, anlastik! Gutenberg'i, Panmentier'i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyormusun? -Hayir! -Peki oyle iste ogren! Totoche, sen gece kurslarina giderken karinla yatan heriftir! :) BARBİE BOŞANDI Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer. - Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar. Satici - Hangisi beyim ? ve devam eder : - Barbie spora gidiyor 19.95 usd - Barbie alisverisde 19.95 usd - Barbie discoda 19.95 usd - Barbie plajda 19.95 usd - Barbie bosandi 265 usd Adam sasirir. -Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ? Satici cevaplar : - Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz. :) NAZİK HANIM Istanbul'a gurbete giden Erzurumlu, dönüste karisina istanbul'lu hanimlarin, aksam eve dönen kocalarini, kapida nasil karsiladiklarini "Hos geldin kocacigim, üsümüssün, yorulmussun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmis. Belli ki o da karisinin kendisini öyle karsilamasini istiyor.... Aksam eve gelmis, kar, tipi, soguk, karisi kapiyi açmis : -Uy kocacigim, it gibi titriyisen... :) KAMPANYA: 3 ZİNA 100 DOLAR Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis. Olur ya rahibi baska bir kasabadan bir davet icin hafta sonu icin cagirmislar. Papaz hem gitmek istiyor hem kiliseyi kime birakacagini bulamiyormus. Sonunda kilisenin tam karsisindaki sinagoga gidip durumu kasabanin hahamina anlatmis. Haham nasil olur ben sizin kurallari hic bilmem ki dese de papaz ben vaaz verdikten sonra sana ogretirim cok kolay bir iki kere beraber gunah cikartanlara nasil cevap verdigimi gorsen hemen anlarsin demis. Hahamda Tanri katinda bir din adamina yardim edecegi icin boynu bukuk kabul etmis. Pazar gunu gelmis papaz ile haham birlikte odaya girip gunah cikartmaya gelen birinci kadini dinlemisler: - Muhterem peder - Evet yavrum demis papaz. hahamda dinlemede. - Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu gunahtan arinayim. - Yavrum kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarken de kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. Ve kadin papazin dedigini yapmaya gider. Derken bir baska kadin gelir. - Muhterem peder. - Efendim kizim. haham bu sefer de sesiz dinliyor. - Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. - Himmmm. Yavrum Kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. der Kadin tesekkur edip papaz in dedigini yaparken Papaz da hahama doner ve anladin dimi der ve bir kosu arabaya binip yola cikar. Bizim haham odada bir baska gunahkar beklerken bir kizin geldigini duyar. - Muhterem peder. Haham ogrendigi gibi - evet yavrum der... - Muhterem peder. ben tam iki kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. Cok utaniyorum der. haham dusunur ve cevap verir. - Yavrum uzulme. Su anda bir kampanyamiz var. Sen git bir zina daha yap.sonra gel kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. :) NOŞUT Temel Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş. İngiliz dayanamamış sormuş: - "Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım." Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar demiş. :) EKMEK VAR MI? Ördek bara girer ve barmen'e: - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok dedik ya - ekmek var mi - eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim - civi var mi - yok - ekmek var mi :) YALANCI POLİS Adam trafikte "alcaktan ucarak" giderken polise yakalanir...kenara ceker arabadan iner: - Buyrun Memur Bey - Beyefendi a$iri hiz yaptiginiz icin sizi durdurmak zorundayim,ehliyetiniz lutfen? - Ehliyetim yok, son yaptigim kazada ehliyetime el koydular memur bey - Peki aracinizin ruhsatini gorebilir miyim? - Araba benim diil memur bey caldim ben bu arabayi - Anlamadim nasil yani, siz bu arabayi caldiniz oyle mi??? - Evet memur bey, aa durun bi dakka torpido gozunde ruhsat olucakti, silahimi oraya koyarken ruhsat gibi bisi gordum galiba.... Polis iyice sasirir: - Torpido gozunde silah mi var?!?!?!!?!?!? - Evet memur bey, bu arabanin sahibi kadini vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahi da torpido gozune koydum... - BI DE BAGAJDA CESET MI VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?! - Evet memur bey....... Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanin etrafi bir anda polislerle dolar ve adami sorguya alirlar.... Ekipler amiri adamin ehliyetini ister, adam ehliyetini cikarir ki ehliyet gecerli temiz hicbir anormallik yok.. bunun uzerine adamin ruhsatini ister, adam cikartir ruhsati da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. derken adamdan torpido gozunu acmasini ister, adam acinca ortaya cikar ki orada da silah falan yok... ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagaji acar orada da ne ceset ne bisi yok.. bunun uzerine ekipler amiri "Cok garip" der...."sizi durduran memurun anlattigina gore bu arabanin bi kadina ait oldugunu soylemissiniz, kadini öldürüp cesedi bagaja silahi da torpido gozune koymussunuz..." Adam guler: Inanamiyorum.... o simdi benim icin "asiri hizli gidiyodu" da demistir.... :) TEMEL'İN İNEĞİ Temel'in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal'e gitmis. - Ula inegun hastalandugunda ne vermistun? - Tuz ruhi... - Eyi...... Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus... - Ula inegum oldi... - O zaman benimci de olmisti... :) ÇEKİYORUM GÜLÜMSE Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti. Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu. "Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler. Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu; -Bu neden siritiyor? "Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik dustu" diye acikladilar. Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi. O da siritiyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savci. "Efendim, buna yildirim carpti" dediler. -Peki neden siritiyordu? -Fotografini cekiyorlar sanmis. :) ANLAMSIZ EVLİLİK Cocuk babasina: - Babacigim,annem ile nasil evlendin? Adam esine donuyor: - Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor. :) KİM DUYMUYOR Adam doktora gider : -Doktor bey, galiba karimda isitme kaybi basladi. Ne yapabiliriz? Doktor : -Eve gittiginiz zaman, karinizin arkasinda, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona soru sorun. Eger sizi duymazsa biraz daha yaklasin ve sorunuzu tekrarlayin. Hangi mesafede duydugunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi uygulariz. Adam eve döner. Karisi mutfakta yemekle ugrasmaktadir. Adam mutfagin kapisinda durur ve normal bir sesle : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? diye sorar. Karisi cevap vermez. Adam bir iki adim atar ve bir kez daha sorar : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? Karisi yine cevap vermez. Adam kadinin dibine kadar gelir ve tekrarlar : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? Karisi öfkeyle dönerek cevap verir : - Üçtür köfte diyorum ya! :) SUDA KALMA YARIŞMASI Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika, Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş 20 saat olmuş Temel in cesadi karaya vurmuş.Dha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler. - "Üzülme" diye tesellietmek istemişler.Fadime: - "Önenli değil yarışı kazandı ya önemli olan o"demiş.