Büyüden korunmak için yapilmasi gerekenler
 
  - Bir miktar suya Ayet-el kürsi, Ihlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini  
   okumalidir! Büyü yapilan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusledilmelidir!
 
  - Üç kere Salevat-i serife okumali, sonnra yedi Fatiha, yedi Ayet-el kürsi, yedi  
    Kâfirun suresi, yedi Ihlas-i serif, yedi Felak ve yedi Nas surelerini okuyup kendi
    üzerine veya hastanin üzerine üflemelidir! Bunlari tekrar okuyup hastanin
    odasina, yatagina, evin her yerine, bahçesine üflemelidir!
 
- Fatiha, Ayet-el kürsi ve dört kul, (yani Kâfirun, Ihlas, Felak ve Nas sureleri)  
   yediser kere okunup hastaya üflenirse, bütün afetler, dertler için, sihir (büyü),
   nazar için iyi gelir. Tuz üzerine okunup, suda eritilerek içmek de olur.
 
- Sabah aksam, Bekara suresinin basindan dört ayet ve Ayet-el kürsi ile, Ayet-el
   kürsiden sonraki iki ayeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 ayet, hastanin üzerine
- “La ilahe illallahü vahdehü la serike leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve ala külli
    seyin kadir” okunmalidir! (21)
 
- Günde 500 kere “La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim” okunmalidir!  
  Baslarken yüz kere salevat ve bitirince de yine yüz kere salevat getirmelidir!
 
- 25 kere Estagfirullah denir. Sonuncussunda ve etubü ileyhe kadar okunur. Sonra  
   onbir ihlas ve yedi kere Fatiha-i serife ve otuz üç kere, Allahümme salli ve sellim
   ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okuyup, sevabi
   Peygamber efendimizin ve Eshab-i kiramin ve Evliyanin ruhlarina ve sonra Silsile-i
  aliyye denilen büyük âlimlerin isimlerini söyleyip; bu büyüklerin ruhlarina hediye 
  edilir. Bunlarin hürmetine sifa vermesi için Allahü teâlâya duâ edilir. Hergün
  sabah-aksam böyle duâ edilir. (Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri “Sifa için
  okunacak duâ” bahsinde yazilidir.)
 
    Ayat-i hirz nasil okunur?
 
  Abdest alinip, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanin sihhatine niyet ederek,
  günes dogduktan ve ikindi namazindan sonra, günde iki defa hasta üzerine
  okunmali, isaretli yerlerde (“yenfüs” yazan yerlerde), hasta üzerine üfürülmeli,
  sifa buluncaya kadar [kirk gün kadar] devam etmeli. Her okumasinin sonunda, bir
  Fatiha okuyarak sevabi, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai
  ve Imam-i Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazip,
  yaninda tasirsa, sihirden, büyüden, nazar degmesinden korur.
 
 
       Büyü
           
 
    İlkçağ insanlarının, mağara duvarlarına çizdiği bizon resimleriyle başlayan
    büyü, MÖ. 3000 yılında, Mısır ve Kalde’de altın çağını yaşadı.
 
   Mezopotamya’da filizlendi. Eski Yunan ve Roma’da gelişip, nesilleri ve çağları   
   aşarak dünyanın dört bucağına yayılmıştır.
 
  İnsanoğlu yaratılışından bu yana, her çağda bilinmezliğin kapılarını zorlamak,  
  yaratılışın, yaşam ve ölümün sırlarını çözmek, doğaüstü güçlere hükmetmek
  merakını yenemedi.
 
  Ne var ki, insanoğlu sorunlarını büyü ile çözümlemeye kalkışmamalıdır.
  Sitemizin bu bölümünü hazırlamaktaki amacımız, belgesel olarak, günümüze kadar 
  ulaşan büyü olayını açıklamak, nedir sorusuna gerçekçi bir yaklaşım getirmektir.
  Büyünün ve büyücülüğün çağdışı kaldığı modern dünyamızda, eski insanların neler
  yaptığını sizlere açıklamakta yarar olduğunu sanıyoruz.
 
 
     Ak Büyü
 
  Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından 
  ayrımlar oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik, şifacı büyüdür.
 
  Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır. Ak
  ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babil’de buluyoruz. MÖ. 1800
  yılında Kral Hammurabi Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle
  cezalandırmıştır.
  Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre örneğin, aşk büyüsü de bu 
  kategoriye girer ama aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara Büyü
  arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve formüllerle belli olmuyor; kullanılan
  malzemelerde farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva, elma, elmas, fasulye,
  fildişi, gümüş, horoz, inci, incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su, süt,
  sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları,
  idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı, timsah dişleri, toprak
  (mezarlıktan), tüy (kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
 
      Kara Büyü
 
  Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara  
  Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir.
  Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata
  bağlıdır.
  Allah’tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek,
  güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar. Kara Büyü ya şeytanla
  bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musa’dan başlamak
  üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan beri
  ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını  
  uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık
  sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü
  falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap
  vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor,
  çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.
 
        Kırmızı Büyü
 
  Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları ile Kara Büyünün bir çeşidi
  yandaşıdır. Belki de en gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytan’ın, kötü
  ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde kaz kullanır, kurban keser.
  Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı
  Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa,
  psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması
  büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki
  yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen
  sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of
  Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından
  yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
  uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları
  yönetebilir.

  Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve
  melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrika’nın totemlere
  dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların,
  müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi)
  nedeni ve amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları) harekete
  geçirmektir. Trans haline geçen vudu rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek
  bu güçlere teslim olurlar. Vudu’ya benzer bir uygulamaya Brezilya yerlilerinin
  Macumba (Makumba) törenlerinde rastlarız.
  Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha
  çok mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar ya da
  ormanlar tercih edilir.
 
  Vudu’nun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak görünen bir
  tarafı ise, Zombiler’dir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara
  büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde
  cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombi’nin kumanda edilmesi, yönlendirilmesi
  onu o hale sokan Kara Büyücünün işidir.
 
 
Büyü Örnekleri

Sabun ve Saç
Sabun ve saçla yapılan bu büyü öldürücüdür. Büyü yapılmak istenen kimsenin saçından birkaç tel alınır. Hiç kullanılmamış bir kalıp sabuna sarılır. Sabuna kır bir iğne batırılır ve belirli bir dua okunur. Sonra bu sabun kör bir kuyuya atılır. Sabun orda eridikçe büyü yapılan kişi de evinde erimeye başlar ve yatağa düşer.
 
Kaşık Büyüsü
İki sevgiliyi, eşi ya da kardeşi ayırmak için yapılan bir büyüdür. İki tahta kaşığa, ayırmak istenilen kişilerin isimleri yazılır ve kaşıklar arka arkaya getirilir. Yeni ölmüş birinin mezarı açılarak kefeninden bir parça yırtılır ve kaşıklara sarılır. Belirli bir dua okunur ve kaşıklar başka bir mezara gömülür. Ayrılması istenen kişiler o andan itibaren birbirleri için adeta ölü gibidirler. Yaşadıkları sürece bir daha yüz yüze gelemezler.
 
 
Domuz Yağı
Eşleri ayırmak için çok kullanılan şeylerden biri de domuz yağıdır. Büyüyü yapacak olan kimse bir parça domuz yağını alır, koynuna sokar. Sonra bir kiliseye giderek rahipten kendisini okumasını ister. Rahip bu isteği kabul ederek o kimseyi okursa maksat gerçekleşir. O insan okunurken koynunda gizli domuz yağı da okunmuş olur. Bu okunmuş domuz yağını çiftin yattığı yatağa koyarsa, o zaman karı koca birbirini domuz gibi görmeye başlar, birbirinden nefret ederler. Büyüyü yapan kişi, eğer yatağa koyamıyorsa, sokak kapısına sürer, bu da tartışma ve kavgalara yol açar.
 
Ölü Toprağı
Ayırmak için yapılan büyülerde ölü toprağı kullanılır. Ölü toprağı bir mezardan alınarak ayırmak istenilen kişilerin yatağına serpilir. Çift o andan itibaren birbirinden ayrılır. Ölü toprağı serpilirken belirli dualar ve sözler söylemek gerekir.
 
 
Kısmet Açmak İçin Yapılan Büyüler
 
Pamuk Çekirdeği
Üç pamuk çekirdeğinin üstüne birer defa tuncina duası okunur. Sonra kızla evlenmesi istenen erkeğin ismi söylenir ve çekirdekler adamın kapısının eşiğine gömülür. Kısa süre sonra erkeğin kızla evlendiği söylenir.
 
Kurşun
Bir levha kurşunun üzerine istenen kimsenin ve annesinin adları yazılır. Sonra tuncina duasının baş kısmı yazılarak ateşe atılır. Kurşunu atarken de 'Bu kurşun nasıl erirse…..benim için öyle erisin bana gelsin!' denir. Kurşun eridiğinde o kişinin dayanamayarak geldiği söylenir.
 
Saygı İçin
Sevdirmek için bu büyüden de yararlanılır. Böylece kendisini sevmeyen, beğenmeyen birini bile kolaylıkla bağlar. Bu büyü yapıldığı zaman büyülenen kimse deli gibi aşık olur. Büyü yapanı görmediği zamanlar kederinden ölecek hale gelir. Pek çok çeşit muhabbet büyüsü vardır. Büyülenen bir yiyeceği istenen kimseye yedirmek veya okunmuş çiçeği koklatmak yeterlidir.
 
At Nalı
Eski bir at nalının üzerine sevmesi istenilen kişinin adı ve Ayetülkürsü suresi yazılır. Küllü bir ateşin dibine nal yerleştirilir, yalnız bu ateş hiç sönmeyecektir. Ancak ateş yandığı sürece o kişinin aşkı devam edecektir.
 
Biber
Bir top kırmızı biberin çekirdekleri çıkarılarak kırkbir tanesi ayrılır diğerleri atılır. Her çekirdeğe bir Yasin suresi okunur ve bu çekirdekler tekrar biberin içine doldurulur. Biber ateşe atılırken de 'Bu biber nasıl yanarsa ….benim için öyle yansın bana gelsin' denilir. Yedi gün süreyle bunu tekrarlamak gerekir.
 
Bakır
Bir bakır levha üzerine Tanrının sıfatları yazılır ve yüksek bir yere asılır. Her gün seher vaktinde kalkılıp bu bakıra bakılarak istenen kimsenin helal sevgisi için dua edilir. Böylece o kimse gelir ve bakır orda durduğu sürece bir daha ayrılmaz.
 
Yarasa
Yarasa kesilerek kanı sevilen kimsenin eşyasına yahut üstüne sürülür. Veya bu kandan bir iki damlası istenen kişinin içeceği bir şeye karıştırılır. Yarasanın ölüsü de o kimsenin kapısının eşiğine gömülür. Büyülen kimse aşık olur ve bir daha ayrılmaz.
 
Tırnak
Bir kadının kestiği tırnak, bir kapta yakılıp kömür haline getirilir ve ince ince dövülerek toz haline getirilir. Bu toz, sevmesi istenen kimsenin yiyeceğine veya içeceğine karıştırılır. O kimse bunu yedikten sonra bağlanır ve bir daha ayrılmaz.
 
Nohut
Kırkbir tane nohudun her birinin üstüne bir İhlas duası okunur. Sonra nohutlar bir kaba konularak ağır ağır pişirilirken sevmesi istenen kimsenin adı tekrarlanır. Nohutlar iyice pişince o kişinin içine büyük bir aşk ateşi düşer. Her şeyi terk ederek koşa koşa geldiği söylenir.
 
Sevilenin Eşyası
Sevilen kişinin giydiği eşyasını alarak da büyü yapılabilir. Özellikle tene giyilen şeylerden çok yararlanılır. Böyle bir eşyanın bir parçası yırtılarak üstüne Tuncina duası yazılır. Sonra parça ateşe atılır. O kimse başkasına bağlı olsa da ona yüz çevirir ve büyüyü yapan kişiye gelir.
 
Kuru Üzüm
Yirmibir tane kuru üzümün üstüne bir Yasin okunur. Sonra bunlar bir kapta ağır ağır kavrulur. Üzümler kavrulurken bir kara dut, bir beyaz dut çubuğu ile bunlar karıştırılır. Bir yandan da "Falanın oğlu ya da kızı… aşkımdan ak dut gibi sararsın, kara dut gibi kararsın. Yemesin içmesin, gözüne uyku girmesin, beni görmedikçe rahat etmesin!" diye tekrarlanır. Üzümler kavrulduktan sonra iki gün içinde büyü yapılan çıkagelir.
 
Saç
Sevilen kimsenin yedi tel saçına Ya Vedut okunur ve saçlar ateşe atılarak yakılır. O kimse aşktan delirecek gibi olur ve yapan kişiye gelir.
 
Sicim
Bir sicime kırkbir düğüm atılır. Bu istenen kişinin geleceği sırada kapının önüne bir paspasın altına yerleştirilir. O kimse oraya bastığı an bağlanmış olur. Bir daha da ayrılmayı düşünmez. Yalnız her düğümü atarken o kimsenin adını söylemelidir.
 
Bakla
Kırkbir tane baklanın üstlerine bir adet Esma çekilir. Ondan sonra baklaların her gece bir tanesi ateşe atılarak, "…benim aşkımdan yanıp tutuşsun ve hemen gelsin" denilir. Kırkbir gece içinde istenen kişinin geldiği söylenir. Bazen daha birkaç bakla yakıldığı halde gelebilir, o durumda diğer baklaları yakmaya devam etmek gerekir. Aksi halde büyü yarım kalacağı için gelen kimse de birden soğuyarak geri dönebilir.
 
Gül
Bir gülün üstüne bir adet Esma ve Tuncina suresi okunur ve bu, beğenilen kimseye verilir. Kendisi bu çiçeği koklar ve bir daha ayrılmamak üzere aşık olur. Ancak böyle bir çiçeği büyü yapılacak kişinin eline vermek, başkalarıyla yollamamak gerekir.
 
Şeker
Bir şeker veya tatlı üzerine kırkbir adet Bismillahirrahmanirrahim okunur ve sevilen kimseye yedirilir. O kimse o andan itibaren neşe, huzur ve sevgi duyar. Aslında diğer büyülerle karıştırmamak gerekir. Bu iş iyi niyetle yapılırsa bir zararı yoktur. Çünkü tatlı yiyen kimsede sadece huzur ve mutluluk olur. Bunun etkisi de uzun süreli değildir.
 
İncir
Taze bir incirin üstüne Ya Bedduh, Ya Kısmet, Ya Muhabbet sözleri bin kere okunur ve sonra sevilen kimseye yedirilir. Böylece o kimse aşık olur ve kalbiyle bağlanır bir daha da ayrılmayı istemez.
 
Yabancılar
Büyünün sadece bildiğiniz, tanıdığınız kimseleri etkileyeceğini de sanmamalısınız. Büyü tanıdığınız veya tanımadığınız herkesi etkileyebilir. Ancak her gün üstüne büyüyü engelleyici dualar okuyan veya büyüye mani olacak muska taşıyan kişileri etkilemez. Eski zamanlarda korkunç büyüler yapan tiplerin bazı usullere başvurarak yabancıları da bağladıkları söylenmektedir. Yani bir kadın, bir rastlantı sonucu gördüğü bir erkeği, büyücünün yaptığı sihir sayesinde ayağına getirtebilmektedir. Eski çağlarda bu tür durumlara sık rastlanırmış. Yalnız bazı büyülerin ömür boyu sürmesine karşılık, bazıları da geçicidir.
 
Büyü Tazeleme
Bazı büyülerin ömür boyu sürmesine karşın, bazıları bir ay ya da bir yılda etkisini kaybeder. Mesela biber yakarak birinde arzu uyandırmak mümkün olabilir fakat bu geçici bir istektir. Bunun devam etmesi için bu büyüyü tekrarlamak gerekir. Buna karşın kaşık büyüsü ömür boyudur. Domuz büyüsü de yine bulunup temizlendiği anda etkisini kaybeder. Bu tür büyülerin tekrarlanması durumunda etkili olurlar. Yani büyüler ömür boyu ve kısa süreli olmak üzere ikiye ayrılırlar.
 
Mum
Bir mum üzerine istenen kişinin annesinin adı ve isteklinin kendi adı yazılır. Bunun üzerine de bin Esma okunur. Gece yarısından sonra büyüyü yapan kimse, 'Bu mum nasıl yanıyorsa, sende benim için öyle yan' diyerek mumu yakar. Ama mumun yedide biri yanınca söndürür. Ertesi gece yine aynı şeyi tekrarlar. Böylece mumu yedi gecede yakar. Erimiş mumu da harlı ateşe atar ve yine aynı sözleri tekrarlar. Böylece o insan sevgiden yana yana çıkagelir.
 
Kabak
Sevgisi sönen, unutan, bıkan ve giden birini geri getirmek için de büyüden yararlanılır. Pek çok muhabbet büyüsü sönen aşkı canlandırmaya yeter. Ancak araya soğukluk girdiyse ve o kimse çok uzaklardaysa, o vakit çok daha kuvvetli bir büyü gerekebilir. Bir bal kabağı oyulur ve yandan çekirdekleri çıkarılır. Bu çekirdeklere onbir Esma okunur. Sonra bu çekirdekler tekrar kabağın içine konur. Kabak gidenin gelebileceği tarafa, yüksek bir yere asılır. Orada kurumaya bırakılır. Kabak kuruyup düştüğü gün, o kaçan, unutan, giden kimse büyük bir sevgi ve istekle geri döner. Bir daha da ayrılmaz.
 
GERİ
 
TILSIM HAKKINDA GÜNÜMÜZE KADAR SÖYLENENLER.
 

 
Esrarlı bir kuvvet taşıdığına, tabiatüstü gücü bulunduğuna, birtakım sırlar sakladığına inanılan şey. Tılsım karşılığında dilimizde sihir, büyü, efsun kelimeleri kullanılmaktadır.
 
Anadolu kadınlarının başlarına taktıkları metal süs eşyasına da tılsım denir. Baş süslemelerinde kullanılan tılsımın, kişiyi, nazar, iftira ve kötü ruhlardan koruduğuna inanılır (İbn Haldun, Mukaddime, çev. Z.K. Ugan Ankara, 1957, 111, 2 vd.). Tılsım gümüş, altın vb. değerli metallerden yapıldığı gibi, bunların taklidlerinden, mücevherlerden, deniz kabuklarından da olabilir. Tılsımın Manî inancıyla da ilişkisi bulunmaktadır. Anadolu folklorunda tılsım genellikle büyünün etkisini sağlayan araçları ifade eder. Define vb. gizli şeyleri bulmak, kapalı yerleri açmak için ehlinin bildiği sözlere veya vasıtalara da tılsım denir (Meydan Larousse, XIX, 11508). Bulaşıcı hastalıkların tesirini önlemek ve insanlarla hayvanların kötülüklerinden korkmamak için de tılsım yapılır (M.Z. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri Sözlüğü, 111, 494).
 
Tılsım, insanları koruduğuna veya uğur getirdiğine inanılan tabiat veya insan eseri olan nesnelerin tamamını içine alır. Tılsımları insanlar bizzat kendileri üzerlerinde taşıyabilecekleri gibi, tesirli olması istenen arazi, dam çatısı, vb. yerlerde de saklayabilirler. İnsan yapısı tılsımlar, daha çok hayvan veya eşyaların küçük modelleriyle, üzerinde dinî yazılar bulunan madalyonlar ve yazılı kâğıtlardan oluşur. Bazı metal ve muskaların tılsım için kullanıldığı da oldukça yaygın uygulamadır.
 
İnanışa göre tılsımların etkili olabilmesi, tabiattaki bazı güçlerle ilişki kurulmasına ve uğurlu bir zamanda dinî törenle yapılmasına bağlıdır. Tılsımdan medet ummanın mazisi oldukça eskilere gitmektedir. Papirüslerin incelenmesi Eski Mısır'da 75 kadar tılsımın mevcut olduğunu ortaya çıkarmıştır. Eski Mısır'da "Doğan Güneş" tılsımının, ölümden sonra yeniden dirilmeyi sağladığına inanılmıştır. Yine eski Mısır'da ölüyle birlikte gömülen "Menat" tılsımının, ölüyü tanrısal koruma altına aldığına kesin gözüyle bakılmıştır.
 
Hristiyanlık dünyasında da tılsımın çeşitli şekilleriyle kullanıldığı bilinmektedir. Bu kullanım, din adamlarının asırlar süren mücadelelerine rağmen hâlâ tam olarak önlenebilmiş değildir. Hristiyan halkın birtakım bâtıl inançlarından da kaynaklanan tılsım inancı, sihir, büyük ve efsunla beslenmektedir.
 
Yahudilikte uygulanan tılsım çeşitleri Hristiyanlık'tan çok daha yaygındır. Bunun sebebi, geç dönem Kabalacılarının tılsıma büyük ilgi göstermeleridir. Bundan dolayı tılsım hazırlamak hahamların görevleri arasında yer almıştır. Nitekim, lohusaya zarar verdiğine inanılan Lilit'ten korumak için doğum odasına tılsımlı eşyalar asılması, yahudi toplumlarında hâlâ yaygın bir gelenek olarak varlığını sürdürmektedir (Ana Britannica, XX, 619).
 
Bazı değişik şekiller göstermekle beraber tılsım hemen her toplumda vardır. Eski Bâbil, Asur ve Persler'de tılsım bir teknik olarak uygulanmıştır. İslâm dışındaki bütün bâtıl ve muharref dinlerin tören ve âyinlerinde her zaman tılsımdan izler bulmak mümkündür. Birçok tarihçi ve sosyolog tılsımı, bâtıl ve muharref dinlerin bir parçası gibi ele almıştır. Tılsımla ilgili yazılı tarih öncesi bilgiler noksan olmakla beraber, Yunan ve Mısır papirüslerindeki bilgiler oldukça doyurucudur.
 
Türk toplumlarında tılsım ve tılsıma benzer uygulamaların mazisi İslâm öncesine kadar uzanır. İslâm'dan sonraki dönemlerde ise eski İran, Mezopotamya ve Mısır kültürlerinin tesiriyle tılsım az da olsa varlığını sürdürmüştür (Dinler Tarihi Ansiklopedisi, İstanbul, 1976, III, 606). Cahiliye dönemi Araplarında fal okları atmak, çeşitli anlamlara gelen taşlar dikmek, yıldızlara bakarak mana çıkarmak, birtakım kareler içinde harf veya rakamlar yazarak tılsım yapmak oldukça yaygın bir uygulama idi.
 
Anadolu'da tılsım ve tılsıma benzer uygulamalar, Hristiyanlık, eski putperest dinler ve komşu kültürlerin tesiriyle âdetâ kurumlaşmış, büyücülük-le içiçe yürümüştür.
 
Tılsımı dinden uzak tutmak ve onu din ile karıştırmamaya özen göstermek gerekir. Tılsım ile tılsımdan sonra ortaya çıkacak durum arasında sebep sonuç münasebeti bulunmasına rağmen, her dinden insanın tılsım ve tılsıma benzer uygulamalardan medet ummaları cidden düşündürücüdür.
 
İslâm tılsım yapılmasını da, tılsıma inanılmasını da yasaklamış, medet umarak onu meslek edinmeyi şiddetle reddetmiştir. Ayrıca İslâm, tılsımın mucize ve keramete benzetilmemesine özen göstermiş, onu müşrik ve kâfirlere özgü bir faaliyet olarak değerlendirmiştir. İslâm'a göre tılsım, Allah'tan gelen bilgilere dayanmaz. Kur'an-ı Kerîm, tılsım ve ona benzer faaliyetleri bâtıl ve şeytan işi saymış (el-Âraf, 7/102), sâhir sözüyle de büyü ve tılsım yapanları kastetmiştir (el-Âraf, 7/109, 113; et-Tûr, 52/15; el-Hicr, 99/14-15). Hz. Muhammed'e gelen ilâhî vahye inanmayanlar ona sihirbaz, büyücü ve tılsımcı iftirasında bulunmuş ve sözlerini de sihir saymışlardır (el-Müddessir, 74/24).
 
Hz. Peygamber, yedi büyük günahtan birincisinin Allah'a şirk koşmak olduğunu açıklamış, ikincisi de "sihir ve tılsımla ilgilenmektir" buyurmuştur.
 
Genellikle ilâhiyat ve sosyoloji ile ilgilenen bilginlere göre tılsımın tesiri daha çok psikolojiktir. Halk tılsımın etkisini görünce onu yapan kişiye bağlanır ve âdeta onun müşterisi olur. Kendisine tılsım yapılan kişi, bunun tesirinden kurtulmak için Hz. Peygamber'in yaptığı gibi İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini üç kere okuyarak bütün "bedenine üflemelidir. Bu hareketin üfürükçülükle bir ilgisinin bulunmadığını, aksine Kur'an-ı Kerîm'den şifa ummaya dayandığını belirtmekte fayda vardır. Kur'an-ı Kerîm ve Hadis-i Şerif'ler, Allah'ın iradesi dışında hiç kimsenin kimseye fayda veya zarar vermeyeceğini defalarca vurgulamış, tılsım yapan kişide olağanüstü bir güç bulunduğuna inanmayı kesinlikle reddetmiştir (el-Mâide, 5/90; Tâhâ, 20/69).
 
 
SAYFA İNDEX
BÜYÜ NEDİR
BÜYÜDEN KORUNMAK
BÜYÜ ÖRNEKLERİ
TILSIM HAKKINDA

MAŞUKİYE
YEMEKLER
VİDEO KLİPLER
BURÇLAR
KADINCA ESTETİK
RUYA TABİRLERİ
ANA SAYFA
 
Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlük ile izlenebilir.
© Kadir Kalemci
| ANA SAYFA |
| KADINCA ESTETİK |
| LAZER EPİLASYON |
| SLAYT GÖSTERİLER |
| MAŞUKİYE SAYFASI |
| TÜM RADYOLAR CANLI |
| CANLI TELEVİZYON |
| KOMİK YAZILAR |
| BONSAİLER HAKKINDA |
| RESİMLER |
| HAVA DURUMU |
| İSTANBULDA YOL DURUMU |
| KARAYOLU HARİTALARI |
| HAYAT KURTARAN TEKNİKLER |
| OUTLOOK RESİMLİ KURULUM |
| PPS NASIL HAZIRLANIR|
| DOMAİN SORGULAMA |
| İNGİLİZCE SÖZLÜK |
| ŞANS OYUNLARI |
| ALTILI BÜLTEN |
| ALTILI SONUÇ |
| AT YARIŞI CANLI |
| İDDAA PROĞRAM |
| İDDAA SONUÇLAR |
| LİĞ PUAN DURUMLARI |
| TV DE BUGÜN |
| OYUNLAR |
| KOMİK VİDEOLAR |
| VİDEO KLİPLER |
| İDO SEFER TARİFESİ |
| FAYDALI LİNKLER |
| BURÇLAR |
| YÜKSELEN BURÇ |
| AŞK ÖLÇER |
| RÜYA TABİRLERİ |
| NAZAR NEDİR |
| BÜYÜ NEDİR |
| CİN NEDİR |
| MÜZİKLER |
| ŞİİRLER |
| NAZIM HİKMET |
| FIKRALAR |
| HABERLER |
| MAKALELER |
| FAYDALI BİLGİLER |
| LAZ MEHMET |
| YENİKAPI SAYFASI |
| ODUNLUK SAYFASI |
| MOHTİ FINDIKLI |
| BAYRAM MESAJLARI |
| YENİ YIL MESAJLARI |
| KANDİL MESAJLARI |
| DOĞUM GÜNÜ MESAJLARI |
| AŞK MESAJLARI |
| TARİF GÖNDER |
| SİZİN TARİFLERİNİZ |
| FERDANIN TARİFLERİ |
| SEÇKİN RESTORANTLAR |
| OFF LİNE TARİFLER |
| İLETİŞİM |