Büyü
İlkçağ insanlarının, mağara duvarlarına çizdiği bizon resimleriyle başlayan
büyü, MÖ. 3000 yılında, Mısır ve Kalde’de altın çağını yaşadı.
Mezopotamya’da filizlendi. Eski Yunan ve Roma’da gelişip, nesilleri ve çağları
aşarak dünyanın dört bucağına yayılmıştır.
İnsanoğlu yaratılışından bu yana, her çağda bilinmezliğin kapılarını zorlamak,
yaratılışın, yaşam ve ölümün sırlarını çözmek, doğaüstü güçlere hükmetmek
merakını yenemedi.
Ne var ki, insanoğlu sorunlarını büyü ile çözümlemeye kalkışmamalıdır.
Sitemizin bu bölümünü hazırlamaktaki amacımız, belgesel olarak, günümüze kadar
ulaşan büyü olayını açıklamak, nedir sorusuna gerçekçi bir yaklaşım getirmektir.
Büyünün ve büyücülüğün çağdışı kaldığı modern dünyamızda, eski insanların neler
yaptığını sizlere açıklamakta yarar olduğunu sanıyoruz.
Ak Büyü
Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından
ayrımlar oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik, şifacı büyüdür.
Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır. Ak
ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babil’de buluyoruz. MÖ. 1800
yılında Kral Hammurabi Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle
cezalandırmıştır.
Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre örneğin, aşk büyüsü de bu
kategoriye girer ama aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara Büyü
arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve formüllerle belli olmuyor; kullanılan
malzemelerde farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva, elma, elmas, fasulye,
fildişi, gümüş, horoz, inci, incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su, süt,
sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları,
idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı, timsah dişleri, toprak
(mezarlıktan), tüy (kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
Kara Büyü
Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara
Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir.
Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata
bağlıdır.
Allah’tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek,
güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar. Kara Büyü ya şeytanla
bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musa’dan başlamak
üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan beri
ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını
uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık
sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü
falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap
vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor,
çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.
Kırmızı Büyü
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları ile Kara Büyünün bir çeşidi
yandaşıdır. Belki de en gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytan’ın, kötü
ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı
Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa,
psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması
büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki
yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen
sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of
Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından
yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları
yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve
melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrika’nın totemlere
dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların,
müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi)
nedeni ve amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları) harekete
geçirmektir. Trans haline geçen vudu rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek
bu güçlere teslim olurlar. Vudu’ya benzer bir uygulamaya Brezilya yerlilerinin
Macumba (Makumba) törenlerinde rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha
çok mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar ya da
ormanlar tercih edilir.
Vudu’nun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak görünen bir
tarafı ise, Zombiler’dir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara
büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde
cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombi’nin kumanda edilmesi, yönlendirilmesi
onu o hale sokan Kara Büyücünün işidir.